Armutlu Kaplıcaları

Körfez Geçiş Köprüsü Mart 2016’da açılacak

İstanbul-İzmir arasının 3,5 saate inmesini sağlayacak Körfez Geçiş Köprüsü’nde, ana kablo montajının devam ettiği ve tabliye montajına ise Aralık ayında başlanacağı belirtilerek, köprünün Mart 2016’da da ulaşıma açılacağı bildirildi.

Ana taşıyıcı kablonun döşenme işleminde sona yaklaşılırken Aralık ayı başında tabliyeler döşenmeye başlanacak. Toplam 433 kilometre uzunluğundaki projenin yüzde 50’lik kısmın tamamlandığı belirtildi. İstanbul-İzmir arasının 3,5 saate inmesini sağlayacak dev projeyle, yılda 650 milyon dolarlık bir tasarruf sağlanması planlanıyor. Belirlenen geçiş ücreti ise 35 dolar artı kdv karşılığı Türk lirası.

ARALIK AYI BAŞINDA TABLİYELER DÖŞENMEYE BAŞLIYOR

İzmit Körfez Geçiş Köprüsü’nde İki yakayı birleştirecek tabliyeleri taşıyacak olan ana kablo toplam 330 bin metre ince çelik kablodan oluştuğu belirtildi. Ana kablonun çekilme işleminin devam ettiği yüzde 75’lik kısmen tamamlandığı öğrenildi. Önümüzdeki ay sonunda kablonun döşenmesinin bitmesinin ardından tabliyeler birbiri ardına yerlerine kaldırılacak. Yüzer vinçlerle getirilecek olan tabliyeler yerine yerleştirilecek.

433 KİLOMETRELİK PROJENİN YÜZDE 50’Sİ TAMAMLANDI

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Yap-İşlet-Devret modeli ile ihale edilen Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil ) Otoyolu Projesi, 384 kilometre otoyol ve 49 kilometre bağlantı yolu olmak üzere 433 kilometreyi kapsıyor. Yapım çalışmalarının devam ettiği Gebze-Gemlik kesiminde yüzde 89, Gebze-Orhangazi-Bursa kesiminde ise yüzde 81, Kemalpaşa Ayrımı-İzmir kesiminde yüzde 74 olmak üzere dev projenin tamamında yüzde 50’lik fiziksel gerçekleşme sağlandığı belirtildi.

Körfez geçiş köprüsü ışıklandırıldı

İstanbul-İzmir arasında otoyol projesinin en önemli geçiş noktası olan İzmit Körfez Köprüsü’nde montajı tamamlanan kedi yolunun aydınlatılması, Körfez’e yeni bir renk kattı.

İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate indirecek otoyol projesinin en önemli geçiş noktası olan İzmit Körfez Köprüsü’nde aydınlatma çalışması yapıldı.

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyol Projesi’nin en önemli ayağı olan İzmit Körfezi geçiş köprüsünde, Mart ayında kopan ve yeniden yapılarak montajı tamamlanan kedi yolu olarak bilinen halatlara aydınlatma sistemleri monte edildi. Işıklandırma çalışmalarıyla gündüz şantiye görüntüsünde olan Körfez Geçiş Köprüsü, akşam saatlerinde aydınlatmaların çalıştırılmasıyla Körfez’e yeni bir görünüm kazandırmaya başladı.Kocaeli’nin Dilovası ilçesi Diliskelesi ile Yalova Altınova ilçesi Hersek Burnu arasında inşa edilen Körfez Geçiş Köprüsü’nde kedi yolu montajının tamamlanmasının ardından köprüyü taşıyacak olan çelik halatların montajının başlaması bekleniyor. Körfezin iki yakasını birleştirecek çelik köprü halatları yerin 19 metre altındaki temellerine sabitlenecek.

Köprü bağlantı yollarının da büyük ölçüde tamamlandığı Körfez Geçiş Köprüsü, yaklaşık 2 bin 682 metre uzunluğuyla dünyanın en büyük orta açıklığına sahip 4. köprüsü olma özelliği taşıyacak. Temeline çakılan 195 çelik kazık ile en büyük depreme dayanıklı olacak şekilde yapılan köprü 252 metre yüksekliğindeki tamamen çelikten yapılan köprü kuleleri ise olası kazalarda gemi çarpmalarına karşı dayanıklı olarak inşa edildi.
Körfez geçiş köprüsü tamamlandığında, denizin 65 metre üzerinde 3 gidiş, 3 geliş ve 1 de hizmet şeridiyle araçlara hizmet verecek. Körfezin iki yakasındaki 60 dakika süren geçiş süresini de çalışma ile 6 dakikaya inecek.Yaklaşık 1.1 milyar dolarlık yatırımla inşasına devam edilen köprü çalışmaları tamamlandığında, geçiş ücreti olarak sürücülerden 35 dolar-KDV alınması bekleniyor. Çalışmaların hızlandığı Körfez geçiş köprüsündeki çalışmaların yaz aylarında büyük oranda tamamlanması bekleniyor.

TERMAL TEDAVİ KAPLICA SUYU TEDAVİSİ İÇİN ÖNERDİĞİMİZ TESİSLER

 

 

 

 

 

ŞİFA MI ? EĞLENCE Mİ ?

Önce çamur banyosuna girilmektedir. Kaplıca suyunun hoş bir ılıklık kazandırdığı çamura bulananlar, kuruyuncaya kadar güneş altında beklemektedirler. Çamurlar duşta temizlendikten sonra bu defa kaplıca havuzuna girilmekte ve yarım saat kadar burada kalınmaktadır. Suyun kükürtlü olması nedeniyle, havuzdan sonra bir kez daha duş alınmaktadır.

Çamur ve kaplıca banyosu yapan herkes, rahatlama hissettiklerini söylemektedir. Çamur kurudukça deride gerilme hissi yaratmakta, gözeneklerdeki kir, yağ ve toksinler çamurla birlikte vücuttan atılmaktadır. Vücut ısısına yakın sıcaklıktaki çeşitli mineraller içeren kaplıca suyu da vücuda dinçlik kazandırmaktadır.

Frigya’ lıların mukaddes şehir saydığı ve birçok efsaneye konu olmuş Sandıklı’daki hüdai kaplıcalarını diğer kaplıcalardan ayıran en önemli özellik, çamur banyolarıdır. Yerin 500m. devam eden jeolojik bir çatlağın farklı yerlerinde kaynayıp 68 derecelik şifalı su ile özel şekilde hazırlanan toprağın karışımından oluşur. Hiç bir yan etkisi olmayan çamur banyosunun hem güzelleştirici hem de bir çok hastalığı iyileştirici etkileri vardır. Boyun bölgesine kadar vücudu çamurda tutarak gerçekleştirilen çamur banyosu, cilt hastalıkları, akciğer karaciğer ve dalak  rahatsızlıkları, romatizma, sindirim ve sinir sistemiyle ilgili hastalıkların tedavisinde en önemli faktördür.

Bunun yanında kan dolaşımını hızlandırır , kasları rahatlatır , Antioksidan özelliğiyle hücreleri yenileyerek yaşlanma sürecini yavaşlatır, Cildi sıkılaştırır, hormon dengeleyici etkileriyle kadın hastalıklarından meydana gelen ağrılarını sıkıntılarını hafifletir, ve bazı kas ve kemik problemlerini giderir. Ayrıca bağışıklık sistemin güçlenmesini sağlar ve stresi azaltıp depresyonu giderir.

Bu çamur banyosuda her türlü romatizma, nevralji, nevrit, polinevrit, kırık-çıkık tedavilerinde, çoçuk felcinde ve kadın hastalıklarında faydalı olduğu doctor raporları ile onaylanmıştır.

Kimyasal sınıflandırılması; sülfat, bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve ayrıca bromür, karbondioksit, arsenik ve radonlu olarak yapılmıştır. Suyun içerisinde potasyum, amonyum, magnezyum, demir, alüminyum, mangan gibi katyonlar ile klorür, nitrat, iyodür, hidrofosfat ve hidrokarbonat gibi anyonlar bulunmaktadır. Ayrıca metasilikat asidi ile gazlardan serbest karbondioksite rastlanılmıştır. Isısı 62o ile 68o arasında değişmektedir. Radyoaktivitesi 13 ile 25 arasında değişmekte olup, pH değeri 6,6 veya 7’dir.

Çamur Banyosu

Vücudun, içinde çeşitli içerikler bulunan ılık bir çamur banyosunda belirli bir süreyle tutulmasıdır. Çamur banyosu genellikle boyun bölgesine kadar vücudu çamurda tutarak gerçekleştirilir.

Çamur hafif ağrı ve acıları iyileştirir, kan dolaşımını artırır, vücuttaki statik elektriğin atılmasına yardımcı olur, vücuttaki toksin maddelerin atımı, kan dolaşımını hızlandırır,  kasları rahatlatır ayrıca cildin direncini artırır ve dengesizlikleri gidererek cildi yumuşak ve temiz hale getirir.

Bel fıtığının şifası kaplıcada

Adele Romatizması Bitkisel Tedavisi

Buhar Banyosunun Faydaları Nelerdir ?

Sarot Termal Country

SAROT TERMAL OTEL

Sarot Termal Vadi

Sarot Termal Palace

Talassoterapi Nedir Faydaları Nedir

Bel fıtığının şifası kaplıcada

Kaplıcalar ve termal suların tedavideki yerini araştıran İnsan ve Hayat Aktüel Kültür Dergisi’nin haberine göre, kaplıcalar toplumun dörtte birinin acısını çektiği bel fıtığı rahatsızlıklarına iyi geliyor. Ancak kaplıca suları tek başına bel fıtığı tedavisi için etkili değil. Mutlaka fizik tedavi yöntemleriyle birleştirilmesi gerekiyor.

Afyon Fiziksel Tıp Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Hastanesi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ümit Dündar, Sudan Gelen Sağlık konulu araştırmada tedavi süreciyle ilgili sorulara şu cevapları verdi:

Kaplıca sularının şifası ile fizik tedaviyi nasıl birleştiriliyor?

İnsanlar bin yıldır kaplıca sularını tedavi maksatlı kullanıyorlar. Şimdi ise hastanelerde bulunan termal havuzlarda, doktor gözetiminde tedavi maksadıyla istifade ediliyor. Kaplıca tedavisinin yapılmadığı durumlarda hasta taburcu edildikten sonra, ağrılarım var diyerek bir ay sonra tekrar geri geliyordu. Yazdığımız ilaçlar beklenen tesiri göstermiyordu. Ancak kaplıca tedavisi işin içine girdiğinde takviye olarak hastanın iyileşme hızının arttırdığını görüyoruz.

Kaplıca suları iyileştirmeyi nasıl hızlandırıyor?

Hasta, kaplıcayı kullandığında genel bir iyileşme oluyor ve ilaçların etkisi yüzde yüz artıyor. Hastaların bize geri gelme oranı düşüyor. Bir de yürüyemeyen hastalar suda yürüyebiliyor. Vücut ağırlığının yüzde 90’nını su taşıyor. Felçli bir hasta düşünün omurilik seviyesine kadar suya girdiğinde normalde 100 kilo ise suyun kaldırma kuvvetiyle beraber o hasta, 10 kilogram oluyor ve karada yürüyemezken suyun kaldırma kuvveti ve makinelerin desteğiyle yürümeye başlıyor. Özel kaldıraçlarla hastayı havuza transfer ediyoruz. Hastanın yürüdüğünü görmesi, kendisini ayrı bir motive ediyor. Bunun yanında termal suların şifa özelliği de devreye girince tedavi olumlu sonuçlar veriyor.

Fizik tedavi hastanesine gelen hasta profilini kimler oluşturuyor?

Beyin felci geçiren (inme) hastalar, omurilik yaralanması geçirenler, beyni ilgilendiren her türlü hastalığı olanlar, yürüme zorluğu çeken spastik çocuklar, ortopedik yaralanmalar, kireçlenme eklem, bel boyun hastalıkları olanlar fizik tedavi merkezimizden yararlanıyor. Tesislerin çoğu, kaplıca sularının bel fıtığına iyi geldiğini iddia ediyorlar.

Kaplıca suları bel fıtığı tedavisi için çözüm mü?

Tek başına kaplıca suları etkili değildir. Decompression adı verilen cihazla bel fıtığının tedavi ediyoruz. Bel bölgesindeki ve boyun bölgesindeki fıtıkların tedavisinde oldukça önemli bir tedavi yöntemi. Decompression, omurga kemiklerini birbirinden ayırıp omurgalar arasındaki diske taşan fıtığın geri gelmesin yardımcı olan bilgisayar destekli bir cihaz. Bu uygulamayı 15 seans uyguladığımızda hasta sağlığına geri kavuşabiliyor. Ancak bu makine ameliyat endikasyonu olmayan hastaların tedavisinde kullanılıyor.

1 MİLYON KİŞİLİK TERMAL BANYO

İnsan ve Hayat Aktüel Kültür Dergisi’nin araştırmasına göre, Türkiye, kaplıcada kaynak zenginliği açısından dünyada 7’inci Avrupa’da 1’inci sırada bulunuyor. Son verilere göre ülkemizde 529 adet mineral kaynak bulunuyor. Bunlardan 241 adedi maden suları, 247 adedi 60 derecede, 41 adedi ise 60 ila 100 derece arasında termal suları niteliği taşıyor. Mevcut termal su kaynakları ile kuyularımızın bir günlük üretim miktarı yaklaşık 1 milyon kişinin termal banyo yapabileceği kapasiteye ulaşıyor.

Avrupa’daki şifalı sulara yapılan yatırımlar incelendiğinde gelinen nokta ve ortaya çıkan manzara her şeyi özetliyor. Birkaç asır öncesine kadar dünyanın imrendiği su kültürüne sahip Anadolu’dan dersler çıkaran Avrupalılar, kaplıca sularından yararlanma yollarını aramışlar. Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da son yıllarda gelişmiş kaplıca tedavi merkezleri kurulmuş.

İki ülkede tedavi edici 60 termal sağlık merkezi bulunmaktadır ve senede 500 bine yakın hastaya tedavi hizmeti veriliyor. Ayrıca, Fransa’da 104, İspanya’da 128 adet ve İtalya’da ise 360 civarında termal tesis bulunuyor. Rusya’ya yılda 8 milyon turist gidiyor. Japonya’da  bin 500 adet kaplıcada bir milyon geceleme kapasiteli termal turizm yapılıyor. ABD’nin Arkansas eyaletinde ise 55 bin kişinin yararlanacağı termal tesisleri mevcut.

Avrupa’da termal turizmden en fazla payı alan ülke ise Almanya. Ülke hem arz hem de talep açısından kıtanın en büyük termal turizm potansiyeline sahip. 263 adet resmi belgeli termal merkez bulunan ülkede, bir yıl içerisinde bu tesisleri 10 milyon turist ziyaret ediyor.

ÖLÜMSÜZLÜK SUYU

İslamiyet’te su, hayatın özü kabul edilmiş, bunda ölümsüzlük suyu Ab-ı Hayat’tan, Cennet’in içinde akan Ab-ı Kevser’e kadar, birçok husus tesirli olmuş.

Tıbbın daha gelişmediği dönemlerde su, yara ve ağrıların tedavisinde kullanılan bir ilaçtı. İbn-i Sina kaplıcalar ve şifalı sular üzerine yaptığı araştırmalarda bir suda bakır, demir ve tuz bir arada bulunduğunda bu suyun eklem ağrılarına, bakırlı suların ağız, göz ve kulak hastalıklarına, demirli suların ise dalak ve mide hastalıklarına iyi geldiğini yazıyor. Tuzlu maden sularının ise baş ve göğüs hastalıklarına, kükürtlü suların sinirleri kuvvetlendirdiğine ayrıca ciltteki yara ve çıbanlara faydalı olduğuna dair İbn-i Sina’nın tespitleri, günümüz araştırmaları ışığında bakıldığında dikkat çekici.

İnsan ve Hayat Aktüel Kültür Dergisi’nin araştırma dosyasında, kaplıca sularının tedavi uygulamalarındaki kanıtlanmış etkilerinden, kullanılan ilaçların etkisini yüzde yüz artırma özelliğine kadar sıradışı bilgiler yer alıyor.

Armutlu Kaplıcaları

Türkiye’nin 1. derece önemli ve öncelikli kaplıcalarından olan Armutlu Kaplıcası, çevresi ağaç ve makilerle kaplı bir vadide, dere yatağı boyuna sıralanmış çok sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Armutlu kaplıcalarında suyun sıcaklığı 57 730C, ph değerleri 6,2 – 6,5, akış hızı ise 10 lt/sn dir. Kaynakların en önemlileri Küpeli ve Hamam kaynaklarıdır. Bu bölgede halen 250 yataklı nitelikli bir otel ve bu otele ait lokanta, Türk Hamam’ı ve aquaterm ( havuz ) vardır. 

Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100–2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygundur. Kaplıca’da kaynak emniyeti sağlanmıştır. Gerek kaynak çevresi, gerekse deniz kıyısı yeni yerleşmeler ve gelişmelere uygundur. Kaplıca çevresi maki ve zeytin ağaçları ile kaplıdır. 

Kaynak suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazları teneffüs etme yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.(1.04 milimikroküri/lt). Kaplıcalar kabin işletmesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların iyileşmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlıdır. Radyoaktivitenin iyi gelmediği hastalıklar ise kanser, akciğer veremi, mikris (gut) kanda zehirlenmeye yol açan müzmin böbrek hastalıkları ve ilerlemiş kalp hastalıklarıdır.

Ulaşım:

Yalova İl merkezine 51 km uzaklıkta olan kaplıca, Armutlu İlçe Merkezi’nin 4 km. kuzeyinde bulunmaktadır. Armutlu Kaplıcaları’na Armutlu ve Yalova –Çınarcık yönlerinden asfalt yolla ulaşılmaktadır. Armutlu ilçemize yaz aylarında düzenli olarak İstanbul Yenikapı’ dan deniz otobüsleriyle bir saatte ulaşım sağlanmaktadır. Bunun dışında Yalova İl Merkezi’nden ve Gemlik İlçesi’nden düzenli Belediye otobüs seferleri yapılmakta olup kara yoluyla ulaşım yaklaşık 90 dakika sürmektedir.

Yalova İl merkezine 51 km mesafede olan kaplıca, Armutlu İlçe Merkezi’nin 4 km. kuzeyinde bulunmaktadır. Türkiye’nin 1. derece önemli ve öncelikli kaplıcalarından olan Armutlu Kaplıcası, çevresi ağaç ve makilerle kaplı bir vadide, dere yatağı boyuna sıralanmış çok sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Armutlu kaplıcalarında suyun sıcaklığı 57 730C, ph değerleri 6,2 – 6,5, akış hızı ise 10 lt/sn dir. Kaynakların en önemlileri Küpeli ve Hamam kaynaklarıdır.  Bu bölgede halen 250 yataklı nitelikli bir otel ve bu otele ait lokanta, Türk Hamam’ı ve aquaterm (havuz ) vardır.

Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100–2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine

uygundur. Kaplıca’da kaynak emniyeti sağlanmıştır. Gerek kaynak çevresi, gerekse deniz kıyısı yeni yerleşmeler ve gelişmelere uygundur. Kaplıca çevresi maki ve zeytin ağaçları ile kaplıdır.

 Kaynak suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazları teneffüs etme yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları,  radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.(1.04 milimikroküri/lt). Kaplıcalar kabin işletmesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların iyileşmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlıdır. Radyoaktivitenin iyi gelmediği hastalıklar ise kanser, akciğer veremi, mikris (gut) kanda zehirlenmeye yol açan müzmin böbrek hastalıkları ve ilerlemiş kalp hastalıklarıdır. Armutlu Kaplıcaları’na Armutlu ve Yalova –Çınarcık yönlerinden asfalt yolla ulaşılmaktadır. Armutlu ilçemize yaz aylarında düzenli olarak İstanbul Yenikapı’ dan deniz otobüsleriyle bir saatte ulaşım sağlanmaktadır. Bunun dışında Yalova İl Merkezi’nden ve Gemlik İlçesi’nden düzenli Belediye otobüs seferleri yapılmakta olup kara yoluyla ulaşım yaklaşık 90 dakika sürmektedir.

Armutlu Kaplıcaları

TERMAL SUYUN İYİ GELDİĞİ HASTALIKLAR

1          Boyun, bel , kalça ve diz kireçlenmeleri

2          Boyun ve bel fıtıkları

3          Mekanik tipte kronik bel ağrıları

4          Sportif yaralanmalar, tendinitler

5          Kronik artritler (Romatoid artrit, Ankilozan spondilit)

6          Kas romatizması (Fibromiyalji)

7          Felç rehabilitasyonu

8          Diabetik nevraljiler

9          Dolaşım bozuklukları

10        Diz, kalça protez ameliyat sonrası

11        Ortopedik sekeller

12        Sportif yaralanmalar

13        Osteoporoz

14        Kronik idrar yolu iltihapları ve taşları

15        Sindirim sistemi hastalıkları (içme olarak da kullanılır)

16        Genel yorgunluk

17        Buhar soluma ile bazı solunum sistemi hastalıkları

18        Vücutta eser miktarda bulunan minerallerin eksikliği

19        Çeşitli cilt hastalıkları (bazı kaplıcalarda)

Armutlu Kaplıcaları Türkiye’nin en iyi şifalı su kaplıcalarından biridir coğrafi özellikleri ve güzelliklerinden dolayıda çok ilgi görür.Çevresi ağaç ( ekseri zeytin ağaçları ) ve makilerle kaplı bir vadide, dere yatağı boyuna sıralanmış çok sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Bir çok tatil ve şifa üzerine yatırım almış ve almaya devam etmektedir.Armutlu kaplıcalarında suyun sıcaklığı 57 730C, ph değerleri 6,2 – 6,5, akış hızı ise 10 lt/sn dir. En önemli şifalı su kaynakları Küpeli ve Hamam kaynaklarıdır.Kaplıca şifalı suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100–2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygundur. Kaplıca şifalı sular’da kaynak emniyeti sağlanmıştır. Gerek kaynak çevresi, gerekse deniz kıyısı yeni yerleşmeler ve gelişmelere uygundur.

Armutlu Şifalı Su Kaplıcaları Ulaşım Bilgisi

 Armutlu kaplıcası Yalova İl merkezine 51 km mesafede olan, Armutlu İlçe Merkezi’nin 4 km. kuzeyinde bulunmaktadır.Armutlu Şifalı Su Kaplıcaları’na Armutlu ve Yalova –Çınarcık yönlerinden asfalt yolla ulaşılmaktadır. Armutlu ilçesinde yaz aylarında düzenli olarak İstanbul Yenikapı’ dan deniz otobüsleriyle bir saatte ulaşım sağlanmaktadır. Bunun dışında Yalova İl Merkezi’nden ve Gemlik İlçesi’nden düzenli Belediye otobüs seferleri yapılmakta olup kara yoluyla ulaşım yaklaşık 90 dakika sürmektedir.

 Armutlulu Şifalı Su Kaplıcaları Nelere İyi Gelir

 Şifalı Kaynak suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazları teneffüs etme yoluyla da uygulanır. Armutlu Şifalı Su kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.(1.04 milimikroküri/lt). Şifalı Kaplıcalar kabin işletmesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların iyileşmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlıdır. Radyoaktivitenin iyi gelmediği hastalıklar ise kanser, akciğer veremi, mikris (gut) kanda zehirlenmeye yol açan müzmin böbrek hastalıkları ve ilerlemiş kalp hastalıklarıdır.

 

Bizden Haberler

0 94
SAROT TERMAL VADİ SATILIK DEVREMÜLK 14 TEMMUZ-28 TEMMUZ SÜMBÜL BLOK SAROTTERMAL,SAROT TERMAL,SAROT TERMAL VADİ,SAROT,TERMAL,VADİ,SATILIK,SATILIKDEVREMÜLK,DEVREMÜLK,SAROT OTEL,SAROTKİRALIK,SAROT TERMAL KİRALIK,SAROT FİYATLAR,SAROT TERMAL FİYATLAR,TATİLKÖYÜ Konum olarak ; Bolu merkeze 60...