İltihaplı Romatizma

0 1577

İltihaplı Romatizma

Romatizma nedir?
Vücudumuzun hareket etmesini sağlayan kaslar, kemikler, eklemler, bu yapıları birleştiren bağlar ve destek dokularında ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan, bazen şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan hastalıklar için yaygın olarak romatizma adı kullanılmaktadır. Romatizma tek bir hastalık değildir ve romatizma terimi herhangi bir hastalığı tanımlamamaktadır, romatizmal hastalık başlığı altında 100’den fazla hastalık incelenmektedir. Bunlar arasında en sık görülenler eklemleri tutan osteoartrit ve romatoid artrit ile yumuşak doku romatizmalarıdır (fibromiyalji, boyun ağrısı, bel ağrısı).

Kimlerde görülür?
Romatizmal hastalıklar genel olarak kadınlarda daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır. Bazı hastalıklar ön planda erkeklerde (gut, ankilozan spondilit) veya genç kadınlarda (sistemik lupus eritematozus) görülür. Çocuklarda da romatizmal hastlıklar görülebilir. Romatizmal hastalıklardan bazıları bağ dokusu dışında deriyi, gözü veya iç organları da etkileyebilir.

Belirtileri nelerdir?
Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir. Romatizmal hastalıkların çoğu bulaşıcı değildir. Kalıtsal özellikler (genetik yatkınlık) birçok hastalıkta olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da önem taşımakta, her hastalık için farklı çevre faktörlerinin etkili olduğu düşünülmektedir. Eklemlerdeki yükü artıran şişmanlık veya damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenlerin engellenmesi romatizmalı hastalar için de yararlıdır.

Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalığın ortaya çıkmasında iltihap rol oynamaktadır (iltihaplı romatizma). İltihap normal şartlarda vücudun dış etkenlere karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. İltihap gelişmesinin amacı dokulara zarar verebilecek mikropları ve diğer yabancı maddeleri veya zarar görmüş dokuyu tahrip etmek, yok etmek sınırlamak ve yoğunluğunu azaltmaktır. İltihap olan bir bölgede ağrı, sıcaklık artışı, kızarma, şişme ve haraket ettirmekte güçlük ortaya çıkar. Eklem kemikler arasındaki birleşme bölgesidir. Bazı eklemlerimiz çok hareketlidir (dirsek, diz, parmaklar, ayak bileği eklemleri) bazı eklemlerimiz ise sadece kemiklerin birleşmesini sağlar (kafatasımızdaki eklemler). Omurgamızda da boyun ve belimizi hareket ettirmemizi sağlayan eklemler vardır. Eklemlerde iltihap bulunmasına artrit denir. Bu durumda eklemde ağrı, şişme, kızarıklık (her zaman olmayabilir), sıcaklık artışı ve hareket güçlüğü olur. Artritli eklemlerde özellikle sabahları hareket güçlüğü (tutukluk) belirgindir. Eklem içinde iltihap genellikle eklem zarından başlar (sinovit). Romatizmal hastalıklarda eklem çevresinde yumuşak dokularda (bursit), bağlarda (tendinit), kaslarda (miyozit), kıkırdakta (kondrit) ve damarlarda (vaskülit) iltihap ortaya çıkabilir. Nadir olarak iltihap dokuya (ekleme) mikropların girmesi ve üremesi ile ortaya çıkar (septik artrit). Vücudun yapıtaşlarından olan bazı maddeler yatkın kişilerde eklemde çöken kristaller oluşturarak (ürik asit, ürat) iltihaba neden olabilir (Gut artriti). İltihaplı romatizmaların çoğunda ise iltihabın oluşmasını sağlayan mekanizmalar tam olarak bilinmeyen nedenlerle bozularak iltihaba yol açmaktadır. Bu normal dışı durumun tam nedenleri ve önleyici yolları bilinmemektedir (romatoid artrit, ankilozan spondilit vb). Uzun süren ve tedavi edilemeyen artritler eklemlerde şekil bozukluğuna ve eklemin hiç hareket edememesine yol açabilirler. Halsizlik ve yorgunluk artritli hastalarda diğer belirtilere sıklıkla eşlik eder.

Doğru ve zamanında teşhis
Bütün sağlık sorunlarında olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da en uygun tedavinin yapılabilmesi için doğru teşhisin konulması çok önemlidir. Romatizmal hastalıklara özellikle erken dönemde teşhis konulması güç olabilir ve belirtiler zaman içinde değişiklik gösterebilir, hastanın bir süre konunun uzmanı tarafından izlenmesi gerekir. Romatizmal hastalıkların bir bölümünde hastalık çok uzun süre devam edebilir. Bu hastalıklara müzmin (kronik) hastalıklar denir. Bu durumda tedavininin de uzun süreceğini ve verilen ilaçların hekim kontrolünde sürekli alınması gerektiğini unutmayınız. Yapılan tedaviler hastalığı tamamen yok etmese dahi günlük yaşamınızın ağrısız ve rahat olmasını sağlamayı, yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Romatizmalı hastaların hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar konusunda doğru bilgi edinmeleri önemli ve gereklidir.

Önemli Noktalar
  Romatizma popüler bir terim olmakla birlikte tek bir hastalık değildir.
  Romatizmal hastalıklarda ağırlıklı olarak kas-iskelet sistemi tutulmakla birlikte diğer
organlar da tutulabilir.
  Romatizmal hastalıklar sadece ileri yaş gruplarında görülmez çocuklar da dahil her yaşta
görülebilir.
  Romatizmal hastalıklar geçici olabileceği gibi sıklıkla kalıcı (müzmin, kronik) sorunlara yol
açabilirler.
  Romatizmal hastalıkların tanı ve izlenmesinde laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme
yöntemlerinden yararlanmak gerekebilir.
  Kronik romatizmal hastalıklarda uzun süreli bir tedavi planı yapılmalı ve hasta şikayeti
olmasa dahi belli aralarla hekim tarafından kontrol edilmelidir.
  Romatizmal hastalıklarda kullanılan ilaçların istenmeyen etkileri olabilir. Hastanın kullandığı
ilaçlar hakkında bilgi sahibi olması gereklidir.

Romatizma nasıl bir hastalıktır?
 
Vücudumuzun hareket etmesini kas, kemik ve eklemler ile bu yapıları birleştiren bağlar sağlar. Romatizma, bu dokuları etkileyen geniş bir hastalık grubunun genel adıdır. Eklemlerde ağrı, hareket kısıtlılığı ile bazen de eklemlerde şişme ve şekil bozukluğuna neden olur. 
 
Romatizmal hastalıklar hangileridir?
 
Birbirinden farklı yüzden fazla romatizmal hastalık vardır. Bu hastalıkların bazılarında eklem şikayetlerinin dışında ek belirtiler bulunabilir. Bunlar, vücutta mikrobik olmayan alerji benzeri bir iltihabın neden olduğu belirtilerdir. Romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus ya da snkilozan spondilit gibi hastalıkların yer aldığı bu gruba iltihaplı romatizmal hastalıklar adı verilir. Osteoartrit (kireçlenme) gibi bazı romatizmal hastalıklarda ise belirtiler sadece eklemlerde ortaya çıkmakta ve diğer organlar hastalıktan etkilenmemektedir. Bu grupta yer alan romatizmal hastalıklara da dejeneratif (yıpranmaya bağlı) romatizmal hastalıklar adı verilir. Bu farklı grup romatizmal hastalıkların, belirtileri olduğu kadar tedavileri de farklı özellikler taşımaktadır. 
 
Romatizmal hastalıklar kimlerde görülür?
 
Osteoartrit (kireçlenme) gibi dejeneratif (yıpranmaya bağlı) romatizmal hastalıklar toplumda yaygın olarak görülür. Sıklığı yaş ile birlikte artar. Kilo ile olan ilişkisinden dolayı özellikle yük taşıyan diz ve kalça gibi bacak eklemlerinde ortaya çıkar. El parmaklarının uç eklemlerinde ortaya çıkan ağrılı şişlikler şeklinde kendini gösteren ve özellikle kadınlarda sık rastlanan el osteoartritinde ise kalıtımın önemli bir rolü vardır. 
İltihaplı romatizmal hastalıklar da genel olarak yine kadınlarda daha sık ortaya çıkmaktadır. Ancak bu, erkeklerde iltihaplı romatizmalı hastalıkların nadir olduğu anlamına gelmemektedir. Bu grup iltihaplı romatizmalar her yaşta ortaya çıkabilir ve yaşlılık hastalıkları değildirler. Bazı tipleri çocukluk çağında ortaya çıkabilir ve kronik (müzmin) olarak devam edebilir. 
 
Her eklem ağrısı romatizma mıdır?
 
Eklem ağrısı yaygın olarak romatizma ile eş anlamlı olarak anılsa da romatizmal hastalıklarda sıklıkla ağrı dışında ek belirtiler bulunmaktadır. Kas ve eklemlerin kısa süreli ve genellikle zorlanma sonrası ortaya çıkan ağrılar, romatizmal ağrılar olarak adlandırılmamalıdır. Özellikle iltihaplı romatizmal hastalıkların eklem dışı çeşitli belirtileri bulunur. Bu belirtiler hastalıklara göre de farklılık gösterebilir. Bir veya birkaçı bir arada bulunabilir. Bu eklem dışı belirtiler şu şekilde özetlenebilir; 
  •  Güneşe maruz kalan cilt bölgesinde güneş ışığına hassasiyet 
  •  El ve ayaklarda soğuğa aşırı hassasiyet ve beyazlama, morarma gibi renk değişiklikleri 
  •  Gözde hastalığa bağlı iltihaplanma (üveit) ile bulanık görme ve ağrı 
  •  Deri veya deri altında çeşitli deri döküntüleri 
  •  Kalp ve böbrek gibi iç organ fonksiyonlarında bozulma vb.  
Romatizmal hastalıkların nedeni nedir? Korunulabilir mi?
 
Kireçlenme (osteoartrit) gibi dejeneratif (yıpranmaya bağlı) romatizmal hastalıklardan korunmada aşırı kilo alınmaması, sigara kullanımının engellenmesi, düzenli egzersiz gibi kişinin elinde olan etkenler ile hastalığın ortaya çıkışı geciktirilebilir ya da şiddeti azaltılabilir. 
Genetik faktörler ve çevresel etkenler (örneğin viral veya bakteriyel mikrobik hastalıklar) katkısıyla da ortaya çıkan iltihaplı romatizmal hastalıklarda, genetik yatkınlıktan dolayı koruyucu önlemler bulunmamaktadır. Özellikle iltihaplı romatizmal hastalıkların, bağışıklık sisteminin işleyişinde oluşan düzensizlik sonucu ortaya çıktıkları bilinse de, çoğu durumda gerçek hastalık nedeni bilinmemektedir. 
 
Romatizma tedavisi nasıl yapılır? Ne kadar sürer? Tamamen iyileşir miyim?
 
Gerek osteoartrit gibi dejeneratif hastalıklar gerekse iltihaplı romatizmal hastalıkların tedavisi uzun sürelidir. Bazı durumlarda ömür boyu sürdürülmelidir. 
 
Osteoartrit tedavisinde, ilaçlar ile ağrının tedavisi yanısıra eklem hareketinin korunması amaçlı egzersizlerin ve fizik tedavi uygulamalarının da önemi vardır. Bu uygulamalar fizyoterapist ve doktor gözetiminde yapılabileceği gibi bu yolla alışkanlık edinilerek kişinin kendisi tarafından da sürdürülen davranışlar haline getirilmelidir. 
 
İltihaplı romatizmal hastalıkların tedavisi ise çoğu zaman birden fazla ilaçla ve uzman bir doktorun kontrolünde yapılmalıdır. İlaç etkisinin (faydasının) yakın takibi ve uzun dönem kullanım ile gelişebilecek olası yan etkilerden hastaların korunabilmesi için düzenli takip büyük önem taşımaktadır. 
 
Osteoartrit (kireçlenme)
 
Osteoartrit eklem kıkırdağında aşınma sonucunda eklemlerin normal yapısını bozarak, hareket kısıtlılığı ve ağrıya neden olan bir hastalıktır. Toplumda görülen en sık eklem hastalığıdır. Osteoartrit en çok diz, kalça, el parmak eklemleri, ayak başparmağı ve omurgada görülür. 
 
Osteoartrit’in nedeni aşırı kullanımı ya da artmış yük altında kalmasıdır; Kıkırdak, kemik ve bağlar gibi eklemi oluşturan yapılarda gerek doğumsal gerek se sonradan gelişen bozukluklar ile eklemin yük taşıma yeteneğinin bozulması, ya da eklemin aşırı kullanımı, şişmanlık gibi nedenler ile eklemin aşırı yük altında kalarak erken yıpranmasıdır.
 
Kırk yaşından önce çok nadirdir. Yaşla görülme sıklığı artar. Yetmiş yaşındaki her 4 kişinin 3’ünde osteoartrit belirtileri vardır. Bazı ailelerde çok daha sık olarak ve daha erken yaşlarda osteoartrit geliştiği bilinmektedir. Kadınlarda diz ve ellerde daha sık görülür. Kalça eklemi osteoartriti ise kadın ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir. Fazla kilo ve şişmanlık özellikle diz osteoartriti gelişimini kolaylaştırmaktadır. Doğuştan kalça çıkığı, ya da sonradan kaza, travma, hastalık gibi nedenlerle gelişen yapısal bozukluklar osteoartrit’i kolaylaştırır. 
 
Nasıl ortaya çıkar?
 
Hastalar en sık ağrıdan yakınırlar. Ağrı eklemin kullanılmasıyla ya da günün ilerleyen saatlerinde en fazladır, dinlenmeyle rahatlar. Hastalar ilk hareket ettikleri sırada eklemde kısa süren bir tutukluk olabilir. Hareket ettikçe dakikalar içerisinde düzelir. 
 
Eklemi oluşturan kemiklerde ortaya çıkan şekil bozukluğuna bağlı olarak eklem şiş görünebilir. Hareket sırasında eklemde sürtünme sesi (kıtırtı) duyulabilir. 
 
El parmaklarında özellikle parmak uçlarındaki eklemlerde ve baş parmağın bileğe yakın kısmında görülen osteoartrit, parmak ucunda ağrılı kemik çıkıntılara, şişliklerine neden olur. Genellikle ilk ortaya çıktıklarında ağrılı, kızarık ve şiş olan bu şekil bozukluğunun belirtileri bir süre sonra tamamen geriler ve parmakların kullanımına engel olmayan parmak ucu şişlikleri şeklinde kalır. 
 
Tanıda etkilenen eklemler ve belirtiler yol göstericidir. Eklemin röntgen filmleri osteoartrit kesin tanısını koydurur. Ancak bir hastada – özellikle ileri yaş grubunda – osteoartrit ve iltihaplı bir romatizmal hastalık (Ör. Romatoid artrit) aynı anda bulunabilir. İltihaplı romatizmalarda yüksek bulunan kan testlerinin normal olması osteoartritin diğer romatizmal hastalıklardan ayırt edilmesini sağlar. Bunun dışında osteoartrit tanısı konmasını sağlayan özel kan testi yoktur.
 
Tedavisi
 
Osteoartrit tedavisinin hedefi, ağrı ve hareket kısıtlılığının azaltılması, hastalığın ilerlemesinin engellemesi ile hastanın günlük işlerini sorunsuz yapılmasına yardımcı olmaktır. Hasar gelişmiş bir eklemde kıkırdak dokusundaki aşınmayı düzeltmek mümkün değildir. Bu nedenle özellikle vücut ağırlığının ideal kiloya inmesi, düzenli egzersizlerle ekleme binen yükün azaltılması ve kas gücünün artırılması çok önemlidir. Kas güçlendirici egzersizlerin gün içerisine dengeli bir şekilde dağıtılması ve düzenli uygulanması son derece yararlıdır. 
 
Eklem ağrısının tedavisinde saf ağrı kesici ilaçlar (parasetamol) ve mikrobik olmayan romatizmal iltihabı baskılayarak ağrıyı kesen romatizma ilaçları (diklofenak, naproksen gibi) kullanılmaktadır. 
 
Eklem içine, eklem sıvısına benzer özellikte sıvıların verilmesinin ya da ağız yoluyla alınan ve kıkırdak dokusu içeren bazı gıda maddelerinin yararı ise tartışmalıdır. 
 
Osteoartrit, eklemde ileri derecede tahribat yaparak kişinin günlük ihtiyaçlarını bile yapamaz hale gelmesine neden olduğunda, bu eklemin cerrahi yöntemler kullanılarak bir protez ile değiştirilmesi gerekebilir. Eklem protezleri (yapay eklemler) hem ağrının ortadan kalkmasını, hem de eklem hareketlerinin belirgin şekilde düzelmesini sağlayan önemli cerrahi uygulamalardır. 
 
Romatizma ile ilgili gerçekler ve söylentiler:
 
Söylenti: Romatizmal hastalıkların tedavisi bulunmamaktadır. 
Gerçek:  Romatizmal hastalıkların büyük bölümünde (>%90) uygun sürekli tedavi ve takip ile hastalık bulguları ortadan kaldırılabilmekte ve doku hasarı engellenebilmektedir. 
 
Söylenti: Eklem iltihapları, rüzgar, soğuk havada kalma, rutubet, ıslak ortamlarda bulunma, bazı gıdalara aşırı duyarlılık gibi tıp dışı faktörler ile ilişkilidir. 
Gerçek:  İklimsel faktörlerin (soğuk, rüzgar, rutubet) ve bazı gıdaların eklem iltihaplarına yol açtığını gösteren veri bulunmamaktadır. Ancak barometrik basınç değişikliklerinin eklem ağrılarına yol açabildiği şeklinde gözlemler mevcuttur. 
 
Söylenti: Artritler ailesel geçişlidir. 
Gerçek: Bu hastalıklar ebeveynlerden çocuklara nadiren geçer. Ancak bazı ailelerde bazı artritlerin daha sık görülebildiği bilinmektedir. 
 
Söylenti: Artrit ve romatizmalar yaşlıların hastalığıdır. 
Gerçek: İltihabi romatizmalar hemen her yaşta görülebilmektedir. Tepe dönemi 30’lu yaşlardır. Osteoartrit gibi dejeneratif eklem hastalıkları ise yaş ilerledikçe daha sıklaşmaktadır. 
 
Söylenti: Eklem çıtlatma ve eklem tıkırtısı romatizmaya neden olmaktadır. 
Gerçek: Eklemlerin aşırı kullanımı dejeneratif eklem hastalığı riskini arttırmaktadır. Ancak, eklem çıtlatma ve tıkırdaması artrit için bir risk faktörü değildir. 
 
Söylenti: Ekleme enjeksiyon yapılması kesinlikle eklem için zararlıdır. 
Gerçek: Ekleme kortizon enjeksiyonu, eklemdeki iltihabı kontrol etmede çok faydalıdır. Ancak bu enjeksiyonun ehil kişilerce (romatolog) uygun şekilde ve gerekli durumlarda yapılması gerekir. Aşırı sık enjeksiyon uygulamasından da kaçınılması doğrudur. 
 
Söylenti: Ağrı kesiciler (steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar) bağımlılık yapmaktadır. 
Gerçek: Narkotik ağrı kesicilerin aksine bu grup ilacın bağımlılık yapıcı özelliği bulunmamaktadır. Doktorunuz ilaç dozunu arttırıyor ise bu hastalığınızın daha şiddetlendiği anlamına gelmektedir. 
 
Söylenti: Bitkisel veya geleneksel tedaviler (bakır bilezikler, akupunktur, özel gıdalar ve sular) modern tıp uygulamalarından daha etkilidir. 
Gerçek: Bu yöntemler doktorunuzun uyguladığı modern yöntemler gibi incelenmemiştir ve etkin olduğunu gösteren kanıt bulunmamaktadır.
Kaslar, kemikler, eklemler ve bu yapıları birleştiren bağlarda öncelikle ağrı ve hareket kısıtlılığına, bazen de şişlik ve şekil bozukluluğuna neden olan hastalıklara genel olarak romatizma denilmektedir. Romatizmal hastalıklar genel olarak iltihabi olanlar ve olmayanlar olarak sınıflandırılabilir.İltihabi Olmayan Romatizmal Hastalıklar

Bu grup içerisinde en sık karşılaştığımız hastalıklar halk arasında kireçlenme olarak bilinen dejeneratif eklem hastalıkları (Osteoartrit) ve boyun, sırt, kol, bacak yumuşak dokularında ağrı ile seyreden yumuşak doku romatizmalarıdır(Miyalji, Fibromiyalji, Tendinit).
İltihabi Romatizmal Hastalıklar
Genellikle bağışıklık sistemindeki çeşitli nedenlere bağlı (genetik yatkınlıklar, çevresel faktörler, infeksiyonlar, v.b.) bozukluklardan kaynaklanan eklemlerde ve bazen göz, kalp, akciğer, böbrek gibi organlarımızda da mikrobik olmayan bir iltihaplanmayla sonuçlanabilen sistemik bir grup hastalıklardır.

Başlıca şu şekilde sınıflandırılabilirler:

  1. Romatoid artrit ve diğer bağ dokusu hastalıkları (Sistemik lupus eritematozus, skleroderma, Sjögren sendromu, mikst bağ dokusu hastalığı, dermatomiyozit-polimiyozit, polimiyaljia romatika, antifosfolipid antikor sendromu)
  2. Seronegatif spondilartropatiler (Ankilozan spondilit, enteropatik artropatiler, psöriatik spondilartopatiler,Reiter sendromu ve reaktif artropatiler)
  3. Behçet hastalığı
  4. Damar iltihapları (Vaskülitler)
  5. Periodik ateş sendromları (Ailevi akdeniz ateşi ve benzeri sendromlar)
  6. Kristal artropatileri

İltihabi romatizmal hastalıklar genel olarak daha çok orta yaştaki bayanlarda görülür. Ancak çocukluk çağı, ileri yaş grubu olmak üzere her yaşta görülebilirler. Bazı hastalıkların ise erkeklerde görülme sıklığı kadınlardan fazladır.
Artrit, bu hastalıkların en belirgin özelliğidir. Artrit, oynar özellikteki eklemlerin iltihabı demektir. Normalde oynar eklemleri saran kapsülün, iç yüzeyini kaplayan bir zar olup, bu zar eklemin hareket sırasında kayganlığını kolaylaştıran eklem sıvısını salgılar. Bu sıvı normal şartlar altında az miktardadır. Artrit varlığında, bu zarın iltihaplanması, kalınlaşması ve eklem sıvısının çok miktarda salgılanması söz konusudur. Artrit gelişen eklem şiş, sıcak, ağrılı, hareketleri kısıtlıdır, bazen kızarık görünümde olabilir. Sabah tutukluğu bu hastalıklar için önemli bir özelliktir.

Romatoid artrit bağ dokusu hastalıkları içerisinde en sık görülenidir. Belirgin olarak el bileği ve el küçük eklemlerinde olan ancak diğer eklemlerde de olabilen artrit söz konusudur. Tedavisi geciken ya da uygun yapılmayan hastalarda eklemlerde deformiteler ve sakatlıklar gelişebilir.

Özellikle 40 yaş öncesi sabahları belirgin olan bel ve kalça ağrı ve tutukluklarında omurganın ve leğen kemiği ekleminin iltihabi romatizmal hastalıkları akla gelmelidir (seronegatif spondilartropatiler ). Spondilartropatiler bazen iltihabi barsak hastalıkları veya sedef hastalığı ile birlikte görülebilir, genital bir infeksiyonu takiben gelişebilirler.

İltihabi romatizmal hastalıklarda ayrıca ateş, kilo kaybı, iştahsızlık, lenf bezlerinde büyüme, tükrük bezlerinde büyüme, ağız- göz kuruluğu, saç dökülmesi, deride güneş duyarlılığı, ağız yaraları, genital yaralar, deri döküntüleri, soğuk ya da stresle tetiklenen parmaklarda sararma-morarma gibi renk değişiklikleri, yutma güçlüğü, kas güçsüzlüğü gibi şikayetler de görülebilir.

Periyodik olarak ataklar halinde gelen birkaç günde gerileyen ateş, karın ağrısı, batıcı karakterde sırt-yan ağrıları, eklem ağrıları ailevi akdeniz ateşi hastalığının belirtileri olabilir.

Bir diğer iltihabi romatizmal hastalık grubu vaskülitlerdir. Vaskülit, damar duvarının iltihabıdır. Vaskülitin tipine göre değişen boyda (küçük-orta-büyük boy) damar duvarı iltihaplanması, organlarda hasara ve bununla ilişkili şikayet ve bulgulara yol açmaktadır. Vaskülitler genellikle ciddi ve ağır seyirli hastalıklardır.

Yine daha çok ileri yaş ve böbrek fonksiyonları bozuk hastalarda ürik asit düzeylerinin yükselmesi ile daha çok ayak eklemlerinin (en sık da ayak başparmağının) artrit atağı olarak gut görülebilmektedir.
Bir diğer önemli nokta sistemik bazı hastalıklar (kronik iltihabi ve infeksiyöz hastalıklar, habis hastalıklar) iltihabi romatizmal hastalık bulguları verebilir. Yine hastalığın erken dönemlerinde, bu romatizmal bulgular esas hastalık ilişkili bulgulardan daha baskın olabilir.

Romatizmal Hastalıklarda Tedavi

İltihabi olmayan romatizmal hastalıklarda steroid (kortizon) olmayan antiinflamatuar ilaçlar, sıklıkla kullanılmaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Nöroloji, Nöroşirürji, Ortopedi ve Travmatoloji, Psikiyatri kliniklerinden destek tedaviler almak gerekebilmektedir.

İltihabi romatizmal hastalıkların bir kısmı tamamen iyileşmekle beraber büyük bir kısmı da iyileşme ve alevlenmelerle seyredebilmektedir. Tedavi uzun sürelidir. Bazen ömür boyu devam edebilir. Hasta ve hekimin uyumu önemlidir. Tedavide amaç yakınmaların giderilmesi, olası organ tutulumlarının önlenebilmesi ve hastanın yaşam konforunun en üst düzeyde sürdürülmesini sağlamaktır. Akut dönemde, iltihabı baskılamada kortizon tedavilerinden yararlanılmakta, uzun dönemde hastalık, temel bazı antiromatizmal ilaçlar ile tedavi edilerek hastaların kortizon alma süreleri mümkün olduğunca kısa tutulmaya çalışılmaktadır. Günümüzde temel antiromatizmal ilaçların yetersiz kaldığı hastalarda yeni biyolojik tedaviler ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Tüm hastalıklar gibi romatizmal hastalıkların da erken tanı ve tedavisi önemlidir. Erken ve uygun tedavi ile gelişebilecek eklem deformite ve sakatlıklarının önlenebilmesi mümkündür. Sistemik tutulum yapabilen hastalıkların erken tanı ve tedavisi doğrudan sağkalım üzerine etkilidir.

Uzm. Dr. Yonca Çağatay
İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı

 

Kaynak: Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği

Bizden Haberler

0 64
Yalova'nın Gezilecek Yerleri Mesire Yerleri  Hasan Baba Korusu: Yalova Çınarcık karayolu üzerinde, Çınarcığa 4,5 Km uzaklıkta yer almaktadır.  Termal: Kaplıcaların bulunduğu bu yörede Gökçedere ve Üvezpınar köyleri arasında birçok...