Kaplıcalar

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Kaplıcanın Yeri Nedir

Kas-İskelet sistemi hastalıklarında temel tedavi yöntemleri :

İstirahat

Hasta bölgenin korunması,

İlaç tedavisi,

Fizik tedavisi,

Egzersiz tedavisi,

Rehabilitasyon,

Cerrahi tedavi’dir.

Kaplıca tedavisi Fizik Tedavinin Hidroterapi (su ile yapılan tedavi) alt grubu içinde değerlendirilebilir. Temel tedavi yöntemleri ile kombine edilerek doktor kontrölünde uygulanacak olan Kaplıca Tedavisi Kas-İskelet sistemi hastalıklarında büyük yararlar sağlayabilir.

Kaplıcanın Etkileri Nasıl Oluşur ?

Kesin olarak bilinmemektedir.Kaplıcanın tedavi edici etkisi iki ana mekanizma ile açıklanır:

· Biyokimyasal-Spesifik etki; su içinde bulunan erimiş mineral ve gazların deri yoluyla emilmesi sonucu vücut metabolizmasında değişikliklere sebep olmaları.

· Termal-Nonspesifik etki; suyun sıcaklığı ve çevre faktörlerin etkisi ile kan dolaşımının artması, metabolizmanın hızlanması, sinir sisteminin ve hormonal sistemlerin uyarılması.

Kaplıca Tedavisinin Etkileri Nelerdir ?

· Genel durumda düzelme,

· Kan dolaşımında artma,

· Solunum hızlanması,

· İç organ işlevlerinde artma,

· Vücut ısısında artma-terleme,

· Bozulmuş hormonal ve sinirsel dengelerde düzelme,

· Ağrılarda azalma ve kas spazmlarının çözülmesi,

· Hareket kapasitesinde artma,

· Eklam ve kaslardaki kalıcı hasarların önlenmesi,

· Psikolojik rahatlama.

Kas-İskelet Sistemi Hastalıklarında Hangi Çeşit Kaplıca Suları Faydalıdır ?

Kas-İskelet Sistemi hastalıklarında genellikle tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli, oligometalik ve radyoaktif sular etkili olmaktadır. (Kütahya Yoncalı bölgesindeki sular bu özelliktedir)

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında

 

Talassoterapi Nedir Faydaları Nedir

Talassoterapi; koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim ve denetim altında, deniz ve çevresine özgü tüm yararlı etkenlerin, yani deniz iklimi, deniz suyu, deniz çamurları, yosunlar, kum ve denizden elde edilen diğer maddelerin kombine olarak değişik yöntemlerle kullanıldığı bir tedavi sistemidir.

Isıtılmış deniz suyunun terapi amaçlı kullanımı antik çağlara dayanmaktadır. Termalizimde yüzyıllar süren doğal evrim, talassoterapiyi ortaya çıkarmıştır. Sadece deniz kıyılarında kurulabilen Talassoterapi Merkezleri, insan sağlığına gerekli olan iyileştirici gücünü denizden almaktadır. Talassoterapi zengin vücut ve yüz bakım programları ile deniz iklimi ve bol güneş sayesinde, vücudun ve zihnin tümüyle yenilenmesini, güzelleşmesini ve pozitif enerji depolamasını sağlamaktadır.

Deniz ve ikliminin kür tarzında uygulanma yöntemi olan talasso bakımlarını SPA bakımlarından ayıran özellik sıcak deniz suyu ile yapılan özel talaso bakımları ile metabolizma hızlanması ve yoğun olarak mineral alımı sağlanmasıdır. Metabolizmanın hızlanması ve minerallerin vücuda nüfuz etmesi sonucunda yorgun olarak vücuttan toksin atılır. Bu da vücuttaki yağ yakımını kolaylaştırarak, kan dolaşımını hızlandırıcı endorfin (mutluluk) hormonunun salgılanmasını destekler ve toksinlerin atılmasını sağlar. Ayrıca talasso bakımları tam bir motivasyon kaynağı olmanın yanında zayıflama ve sağlıklı bir vücuda sahip olmada da önemli bir unsurdur.

Önemli faydaları;

 

  • Cildi temizler
  • Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeyi sağlar
  • Kardiyo-vasküler fonksiyonları geliştirir
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Egzama, sedef hastalığı, kas ve sırt ağrılarına iyi gelir.
  • Talassoterapi ayrıca sigara bıraktırma seanslarında da kullanılabilir.

Klimatizm Nedir Faydaları

Bir bölgenin fiziki şartları, iklim, tabiat şartları, bitki örtüsü, havadaki oksijen durumu, tabiat güzellikleri, rüzgar, nem, hava basıncı, ışık, ısı, güneşin radyasyon derecesi, beslenme gibi etmenlerin yanı sıra temiz havanın kuruluğu, gece-gündüz ısısının birbirine yakın oluşu ve gürültüden uzak olunması, ruhsal etmenler gibi özelliklerinin; iklim tedavisi yoluyla çeşitli hastalıkları tedavi ettiği bilinmektedir. Türkiye’nin bu özelliklere sahip yerlerle çok zengin olduğu görülür. Ancak, sadece tedavide bu güzelliklerin yanı sıra beslenmenin kontrollü olması gerektiği bilinmektedir. İklim tedavisi yapılan yerler pek çoktur. Buralar durumlarına göre, her türlü müzmin hastalık, gelişme bozukluğu çekenlerin ve mikroplu hastalıklar ile akciğer hastalıkları için tedavi ortamına sahiptir.

Bol ışıklı ve kuru havalı yerlerin verem hastalığına karşı çok iyi geldiği bilinir, gene ılık ve güneşli geçen Akdeniz bölgesi verem hastalığının her çeşidine karşı tavsiye edilir. Bir iklim tedavisinde, iklimin tek başına iyileştirici olamayacağını da belirtmek yerinde olur. Uzun süreli açık hava tedavisine ilave olarak, topluca dinlenme, güneş banyosu, güneş tedavisi, yürüyüş, deniz banyosu, su tedavisi, yemek rejimi gibi unsurların ve nihayet yaşama tarzına ilişkin eğlence, beden hareketleri ve insani ilişkiler gibi sosyal şartların tedaviyi tamamladığı söylenir.

Çamur Banyosu Nedir Faydaları

Kaplıca veya ılıca çevresinde toprağın da bazı özellikler ihtiva etmesiyle birlikte, ya bulunduğu bölgeden çıkan, ya da kaynaktan gelen suyla karışarak çamur şeklini alan, özelliğine göre lokal ya da tamamen sürülmek veya içerisine yatmak, oturmak, girmek suretiyle yapılan tedavi şeklidir. Genellikle fizik tedavi, kırık-çıkık, deri rahatsızlıkları ve basur gibi rahatsızlıklar için tavsiye edilmektedir.
Mağaralar ; içerisindeki çeşitli maden ve tuzların erimesi nedeniyle hava yoluyla koklandığında solunum yolları hastalıklarına iyi geldiği söylenen sağlık merkezleridir. Anadolu’da çok sayıda mağara bulunmasına karşın, çok azının sağlık amaçlı kullanıma elverişli olduğu bildirilmektedir

İçme Nedir

Halk arasında maden suyu, içme ve içmece olarak bilinen, çeşitli maden tuzları, kimyasal bileşikler ve gazlardan oluşan, belirli hastalıkların tedavisi ve sağlıklı yaşamak amacıyla içilmek için gidilen yeraltı suyu merkezleridir. Yeraltı suları bu yerlere gitmeden özelliğini belirli bir süre muhafaza edilebilecek şekilde paketlenerek veya şişelenerek de hizmete sunulmaktadır. Bu suların yeraltından yeryüzüne çıktığı zaman bile bazı gazların uçması neticesi tam özelliğini koruyamadığı, özelliğinden bir miktarının kaybolduğu söylenmektedir. İçmelerin tamamına yakını sindirim sistemi hastalıkları için tavsiye edilmektedir

Ilıca Nedir

İçerisinde çeşitli kimyasal bileşik ve maden tuzları bulunan, ısısı çeşitli derecelerde olan ve bileşiğindeki özelliklere göre değişik hastalıklara iyi gelen, tesis bulunmayan üzeri açık şifalı su kaynağıdır. Ilıcalar, halk arasında girme, banyo ve koklama adları ile de bilinmektedir

Kaplıca Suyunun Sıcaklığı Ne Olmalı

Kaplıcada, banyo suyunun sıcaklık derecesi de tedavinin önemli faktörlerinden biridir. Genel olarak, banyo suyunun sıcaklık derecesi vücut hararetinde, 36-38 derecede bulunması gerekir. Ancak, su ne kadar sıcaksa o kadar faydalıdır inancı yaygındır. Yanlış olan bu görüş yüzünden, sıcak sularda haşlananlar pek çoktur. Sıcaklık 38-40 dereceyi geçmemelidir.Ayrıca, alışkanlıklar,vücut örtüsündeki yağ tabakasının kalınlığı, kan dolaşımının normal olup olmadığı da kişinin sıcaklığa karşı gösterecği tepkiyi etkiler. Unutmayın ! Çok sıcak kaplıca çok iyi kaplıca anlamına gelmez.İlk gün on dakikadan fazla kalmak sakıncalı olabilir.

Kaplıca Tedavi Süresi

Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bu süre 21 gün olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygular. İçme tedavisi de öteden beri 3 gün olarak yapılır. Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüşüdür. Öte yandan, özel durumları dikkate alınırsa, her kişiyi 21 gün kaplıcada tutmanın mümkün olmadığı da düşünülmelidir. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır. Hastanın alıştığı bir çevreden ayrı, disiplinli ve yorucu tedavilerle geçen bir hayat tarzı, hastalarda ruhi bunalımlar yaratabilir. Hastalar, içme ve kaplıcalara karşı bir tiksinti ve isteksizlik duymaya başlar. Önemli görülen hastalıklarda, tedavi süresini, çoğunlukla kaplıca hekimi ayarlayabilir. Her hastanın durumu değişik olduğundan, tüm hastalara aynı süre ve aynı çeşit tedavinin uygulanamayacağı açıktır. Mayıs ve Eylül ayları kaplıca için uygun zamanlardır.

Kaplıca Tedavi Mevsimi

Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Ancak gelenekler, bu konuda bir mevsim yaratmıştır. Daha doğrusu, kişi, kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman İLKBAHAR ve SONBAHAR’dır. Romatizmalılar, nevraljiler, ve şeker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir.Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir.Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.Ülkemiz ikliminin sertliği nedeniyle, ayrıca her kaplıcada kaloriferli otellerin olmayışı yüzünden insanlarımız, kaplıcalara çoğunlukla yaz aylarında gitmeyi tercih etmektedir. Kaplıcada sabun ve benzeri temizleyici kullanmayınız. Tedavinin etkisini azaltır. Sıcak havuza yavaş yavaş girmeli, su içinde olabildiğince hareketsiz kalmalıdır.

Bizden Haberler

0 64
Yalova'nın Gezilecek Yerleri Mesire Yerleri  Hasan Baba Korusu: Yalova Çınarcık karayolu üzerinde, Çınarcığa 4,5 Km uzaklıkta yer almaktadır.  Termal: Kaplıcaların bulunduğu bu yörede Gökçedere ve Üvezpınar köyleri arasında birçok...