• 1-800-123-789
  • info@webriti.com

Category ArchiveKaplıcalar

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Kaplıcanın Yeri Nedir

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Kaplıcanın Yeri Nedir

Kas-İskelet sistemi hastalıklarında temel tedavi yöntemleri :

İstirahat

Hasta bölgenin korunması,

İlaç tedavisi,

Fizik tedavisi,

Egzersiz tedavisi,

Rehabilitasyon,

Cerrahi tedavi’dir.

Kaplıca tedavisi Fizik Tedavinin Hidroterapi (su ile yapılan tedavi) alt grubu içinde değerlendirilebilir. Temel tedavi yöntemleri ile kombine edilerek doktor kontrölünde uygulanacak olan Kaplıca Tedavisi Kas-İskelet sistemi hastalıklarında büyük yararlar sağlayabilir.

Kaplıcanın Etkileri Nasıl Oluşur ?

Kesin olarak bilinmemektedir.Kaplıcanın tedavi edici etkisi iki ana mekanizma ile açıklanır:

· Biyokimyasal-Spesifik etki; su içinde bulunan erimiş mineral ve gazların deri yoluyla emilmesi sonucu vücut metabolizmasında değişikliklere sebep olmaları.

· Termal-Nonspesifik etki; suyun sıcaklığı ve çevre faktörlerin etkisi ile kan dolaşımının artması, metabolizmanın hızlanması, sinir sisteminin ve hormonal sistemlerin uyarılması.

Kaplıca Tedavisinin Etkileri Nelerdir ?

· Genel durumda düzelme,

· Kan dolaşımında artma,

· Solunum hızlanması,

· İç organ işlevlerinde artma,

· Vücut ısısında artma-terleme,

· Bozulmuş hormonal ve sinirsel dengelerde düzelme,

· Ağrılarda azalma ve kas spazmlarının çözülmesi,

· Hareket kapasitesinde artma,

· Eklam ve kaslardaki kalıcı hasarların önlenmesi,

· Psikolojik rahatlama.

Kas-İskelet Sistemi Hastalıklarında Hangi Çeşit Kaplıca Suları Faydalıdır ?

Kas-İskelet Sistemi hastalıklarında genellikle tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli, oligometalik ve radyoaktif sular etkili olmaktadır. (Kütahya Yoncalı bölgesindeki sular bu özelliktedir)

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında

 

Talassoterapi Nedir Faydaları Nedir

Talassoterapi Nedir Faydaları Nedir

Talassoterapi; koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim ve denetim altında, deniz ve çevresine özgü tüm yararlı etkenlerin, yani deniz iklimi, deniz suyu, deniz çamurları, yosunlar, kum ve denizden elde edilen diğer maddelerin kombine olarak değişik yöntemlerle kullanıldığı bir tedavi sistemidir.

Isıtılmış deniz suyunun terapi amaçlı kullanımı antik çağlara dayanmaktadır. Termalizimde yüzyıllar süren doğal evrim, talassoterapiyi ortaya çıkarmıştır. Sadece deniz kıyılarında kurulabilen Talassoterapi Merkezleri, insan sağlığına gerekli olan iyileştirici gücünü denizden almaktadır. Talassoterapi zengin vücut ve yüz bakım programları ile deniz iklimi ve bol güneş sayesinde, vücudun ve zihnin tümüyle yenilenmesini, güzelleşmesini ve pozitif enerji depolamasını sağlamaktadır.

Deniz ve ikliminin kür tarzında uygulanma yöntemi olan talasso bakımlarını SPA bakımlarından ayıran özellik sıcak deniz suyu ile yapılan özel talaso bakımları ile metabolizma hızlanması ve yoğun olarak mineral alımı sağlanmasıdır. Metabolizmanın hızlanması ve minerallerin vücuda nüfuz etmesi sonucunda yorgun olarak vücuttan toksin atılır. Bu da vücuttaki yağ yakımını kolaylaştırarak, kan dolaşımını hızlandırıcı endorfin (mutluluk) hormonunun salgılanmasını destekler ve toksinlerin atılmasını sağlar. Ayrıca talasso bakımları tam bir motivasyon kaynağı olmanın yanında zayıflama ve sağlıklı bir vücuda sahip olmada da önemli bir unsurdur.

Önemli faydaları;

 

  • Cildi temizler
  • Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeyi sağlar
  • Kardiyo-vasküler fonksiyonları geliştirir
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Egzama, sedef hastalığı, kas ve sırt ağrılarına iyi gelir.
  • Talassoterapi ayrıca sigara bıraktırma seanslarında da kullanılabilir.

Klimatizm Nedir Faydaları

Klimatizm Nedir Faydaları

Bir bölgenin fiziki şartları, iklim, tabiat şartları, bitki örtüsü, havadaki oksijen durumu, tabiat güzellikleri, rüzgar, nem, hava basıncı, ışık, ısı, güneşin radyasyon derecesi, beslenme gibi etmenlerin yanı sıra temiz havanın kuruluğu, gece-gündüz ısısının birbirine yakın oluşu ve gürültüden uzak olunması, ruhsal etmenler gibi özelliklerinin; iklim tedavisi yoluyla çeşitli hastalıkları tedavi ettiği bilinmektedir. Türkiye’nin bu özelliklere sahip yerlerle çok zengin olduğu görülür. Ancak, sadece tedavide bu güzelliklerin yanı sıra beslenmenin kontrollü olması gerektiği bilinmektedir. İklim tedavisi yapılan yerler pek çoktur. Buralar durumlarına göre, her türlü müzmin hastalık, gelişme bozukluğu çekenlerin ve mikroplu hastalıklar ile akciğer hastalıkları için tedavi ortamına sahiptir.

Bol ışıklı ve kuru havalı yerlerin verem hastalığına karşı çok iyi geldiği bilinir, gene ılık ve güneşli geçen Akdeniz bölgesi verem hastalığının her çeşidine karşı tavsiye edilir. Bir iklim tedavisinde, iklimin tek başına iyileştirici olamayacağını da belirtmek yerinde olur. Uzun süreli açık hava tedavisine ilave olarak, topluca dinlenme, güneş banyosu, güneş tedavisi, yürüyüş, deniz banyosu, su tedavisi, yemek rejimi gibi unsurların ve nihayet yaşama tarzına ilişkin eğlence, beden hareketleri ve insani ilişkiler gibi sosyal şartların tedaviyi tamamladığı söylenir.

Çamur Banyosu Nedir Faydaları

Çamur Banyosu Nedir Faydaları

Kaplıca veya ılıca çevresinde toprağın da bazı özellikler ihtiva etmesiyle birlikte, ya bulunduğu bölgeden çıkan, ya da kaynaktan gelen suyla karışarak çamur şeklini alan, özelliğine göre lokal ya da tamamen sürülmek veya içerisine yatmak, oturmak, girmek suretiyle yapılan tedavi şeklidir. Genellikle fizik tedavi, kırık-çıkık, deri rahatsızlıkları ve basur gibi rahatsızlıklar için tavsiye edilmektedir.
Mağaralar ; içerisindeki çeşitli maden ve tuzların erimesi nedeniyle hava yoluyla koklandığında solunum yolları hastalıklarına iyi geldiği söylenen sağlık merkezleridir. Anadolu’da çok sayıda mağara bulunmasına karşın, çok azının sağlık amaçlı kullanıma elverişli olduğu bildirilmektedir

İçme Nedir

İçme Nedir

Halk arasında maden suyu, içme ve içmece olarak bilinen, çeşitli maden tuzları, kimyasal bileşikler ve gazlardan oluşan, belirli hastalıkların tedavisi ve sağlıklı yaşamak amacıyla içilmek için gidilen yeraltı suyu merkezleridir. Yeraltı suları bu yerlere gitmeden özelliğini belirli bir süre muhafaza edilebilecek şekilde paketlenerek veya şişelenerek de hizmete sunulmaktadır. Bu suların yeraltından yeryüzüne çıktığı zaman bile bazı gazların uçması neticesi tam özelliğini koruyamadığı, özelliğinden bir miktarının kaybolduğu söylenmektedir. İçmelerin tamamına yakını sindirim sistemi hastalıkları için tavsiye edilmektedir

Ilıca Nedir

Ilıca Nedir

İçerisinde çeşitli kimyasal bileşik ve maden tuzları bulunan, ısısı çeşitli derecelerde olan ve bileşiğindeki özelliklere göre değişik hastalıklara iyi gelen, tesis bulunmayan üzeri açık şifalı su kaynağıdır. Ilıcalar, halk arasında girme, banyo ve koklama adları ile de bilinmektedir

Kaplıca Suyunun Sıcaklığı Ne Olmalı

Kaplıca Suyunun Sıcaklığı Ne Olmalı

Kaplıcada, banyo suyunun sıcaklık derecesi de tedavinin önemli faktörlerinden biridir. Genel olarak, banyo suyunun sıcaklık derecesi vücut hararetinde, 36-38 derecede bulunması gerekir. Ancak, su ne kadar sıcaksa o kadar faydalıdır inancı yaygındır. Yanlış olan bu görüş yüzünden, sıcak sularda haşlananlar pek çoktur. Sıcaklık 38-40 dereceyi geçmemelidir.Ayrıca, alışkanlıklar,vücut örtüsündeki yağ tabakasının kalınlığı, kan dolaşımının normal olup olmadığı da kişinin sıcaklığa karşı gösterecği tepkiyi etkiler. Unutmayın ! Çok sıcak kaplıca çok iyi kaplıca anlamına gelmez.İlk gün on dakikadan fazla kalmak sakıncalı olabilir.

Kaplıca Tedavisinde Banyoların Süresi Ne Kadardır

Kaplıca Tedavisinde Banyoların Süresi Ne Kadardır

Kaplıcada ilk banyonun, on dakikalık bir süreyi kapsaması genellikle kabul edilmiştir. İkinci günden itibaren bu süre arttırılır ve yarım saate kadar uzatılır görüşü ağırlıktadır.

Kaplıca Tedavi Süresi

Kaplıca Tedavi Süresi

Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bu süre 21 gün olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygular. İçme tedavisi de öteden beri 3 gün olarak yapılır. Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüşüdür. Öte yandan, özel durumları dikkate alınırsa, her kişiyi 21 gün kaplıcada tutmanın mümkün olmadığı da düşünülmelidir. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır. Hastanın alıştığı bir çevreden ayrı, disiplinli ve yorucu tedavilerle geçen bir hayat tarzı, hastalarda ruhi bunalımlar yaratabilir. Hastalar, içme ve kaplıcalara karşı bir tiksinti ve isteksizlik duymaya başlar. Önemli görülen hastalıklarda, tedavi süresini, çoğunlukla kaplıca hekimi ayarlayabilir. Her hastanın durumu değişik olduğundan, tüm hastalara aynı süre ve aynı çeşit tedavinin uygulanamayacağı açıktır. Mayıs ve Eylül ayları kaplıca için uygun zamanlardır.

Kaplıca Tedavi Mevsimi

Kaplıca Tedavi Mevsimi

Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Ancak gelenekler, bu konuda bir mevsim yaratmıştır. Daha doğrusu, kişi, kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman İLKBAHAR ve SONBAHAR’dır. Romatizmalılar, nevraljiler, ve şeker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir.Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir.Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.Ülkemiz ikliminin sertliği nedeniyle, ayrıca her kaplıcada kaloriferli otellerin olmayışı yüzünden insanlarımız, kaplıcalara çoğunlukla yaz aylarında gitmeyi tercih etmektedir. Kaplıcada sabun ve benzeri temizleyici kullanmayınız. Tedavinin etkisini azaltır. Sıcak havuza yavaş yavaş girmeli, su içinde olabildiğince hareketsiz kalmalıdır.

Kaplıca Tedavisi Nasıl Uygulanır ?

Kaplıca Tedavisi Nasıl Uygulanır ?

Tedavi süresi ve şekli; hastanın ve hastalığın durumuna, suyun özelliklerine göre belirlenir,

Tedavi süresi ortalama 2-3 haftadır. Toplam banyo sayısı 15-20 civarında tutulur.

Kürler günlük veya günaşırı yapılır. Günlük kürlerde haftada bir gün ara verilir.

Banyo süresi 5-25 dakika olarak belirlenir.Süre başlangıçta az tutulur, giderek artırılır.

Banyo kürleri genellikle sabahları hafif bir kahvaltıdan sonra uylulanmalıdır.

Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.

Hastalar kürden önce mutlaka mesane ve barsaklarını boşaltmalıdır.

Banyo içinde en rahat pozisyonda durulmalıdır.

Suyun kaldırma kuvvetinden dolayı su içinde egzersiz kolay yapılır.

Su içinde hareket deriden mineral ve gaz emilimini artırır.

Fazla hareket dolaşım sisteminde aşırı yüklenmelere sebep olur.

Banyodan sonra hasta iyice kurulanmalı ve iyi havalandırılmış bir odada 30-60 dakika dinlendirilmelidir.

Kaplıca kürü esnasında sebze ve meyve ağırlıklı gıdalar tercih edilmelidir.

Kaplıca Sularında Hangi Şekillerde Faydalanılır ?

Kaplıca Sularında Hangi Şekillerde Faydalanılır ?

Kaplıcalardan:banyo, oturma banyosu, kısmi banyo, çamur banyosu ve buhar banyosu olarak faydalanılabilinir.

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Hangi Çeşit Kaplıca Suları Faydalıdır ?

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Hangi Çeşit Kaplıca Suları Faydalıdır ?

Kas-İskelet Sistemi hastalıklarında genellikle tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli, oligometalik ve radyoaktif sular etkili olmaktadır. (Kütahya Yoncalı bölgesindeki sular bu özelliktedir)

Kaplıca Tedavisinin Etkileri Nelerdir ?

Kaplıca Tedavisinin Etkileri Nelerdir ?

· Genel durumda düzelme,

· Kan dolaşımında artma,

· Solunum hızlanması,

· İç organ işlevlerinde artma,

· Vücut ısısında artma-terleme,

· Bozulmuş hormonal ve sinirsel dengelerde düzelme,

· Ağrılarda azalma ve kas spazmlarının çözülmesi,

· Hareket kapasitesinde artma,

· Eklam ve kaslardaki kalıcı hasarların önlenmesi,

· Psikolojik rahatlama.

Kaplıcanın Etkileri Nasıl Oluşur ?

Kaplıcanın Etkileri Nasıl Oluşur

Kesin olarak bilinmemektedir.Kaplıcanın tedavi edici etkisi iki ana mekanizma ile açıklanır:

· Biyokimyasal-Spesifik etki; su içinde bulunan erimiş mineral ve gazların deri yoluyla emilmesi sonucu vücut metabolizmasında değişikliklere sebep olmaları.

· Termal-Nonspesifik etki; suyun sıcaklığı ve çevre faktörlerin etkisi ile kan dolaşımının artması, metabolizmanın hızlanması, sinir sisteminin ve hormonal sistemlerin uyarılması.

Kaplıca Hangi Hastalıklarda Kullanılır ?

Kaplıca Hangi Hastalıklarda Kullanılır

· Kireçlenmeler,

· İltihabi romatizmalar,

· Yumuşak doku romatizmaları,

· Mekanik bel ve boyun problemleri,

· Çalışma şart ve ortamına bağlı ağrılı tablolar,

· Ortapedik problemler; kırık sekelleri,ameliyat komplikasyonları,

· Spor yaralanmaları,

· Kas hastalıkları,

· Nörolojik hasarlanmalara bağlı problemler.

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Kaplıcanın Yeri Nedir ?

Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Kaplıcanın Yeri Nedir

Kas-İskelet sistemi hastalıklarında temel tedavi yöntemleri :

İstirahat

Hasta bölgenin korunması,

İlaç tedavisi,

Fizik tedavisi,

Egzersiz tedavisi,

Rehabilitasyon,

Cerrahi tedavi’dir.

Kaplıca tedavisi Fizik Tedavinin Hidroterapi (su ile yapılan tedavi) alt grubu içinde değerlendirilebilir. Temel tedavi yöntemleri ile kombine edilerek doktor kontrolünde uygulanacak olan Kaplıca Tedavisi Kas-İskelet sistemi hastalıklarında büyük yararlar sağlayabilir.

Kaplıcanın Etkinliği Hangi Faktörlerle İlgilidir ?

Kaplıcanın Etkinliği Hangi Faktörlerle İlgilidir ?

Suyun sıcaklığı,

İçerdiği kimyasal maddeler,

Kaynak bölgesinde bulunan mikroskobik organizmalar,

Havadaki nem oranı,

Havanın sıcaklığı,

Atmosfer basıncı,

Rüzgar…

Madensel Sular Nasıl Oluşur ?

Madensel Sular Nasıl Oluşur ?

Madensel sular derinlere sızan yer üstü sularının ve/veya derinlerde oluşan suların yeryüzüne çıkması ile oluşur. Bu sular yollarına çıkan mineralleri, tuzları, gazları ve radyoaktif maddeleri eriterek bünyelerine katar, bazen de ısınarak yeryüzüne çıkarlar.

Kaplıca Tedavisinin Amacı Nedir ?

Kaplıca Tedavisinin Amacı Nedir ?

Vücut direncini artırmak,

Genel durumu düzeltmek,

Hastanın şikayetlerini azaltmak,

Hastanın bulgularını ortadan kaldırmak,

Kalıcı hasarları önlemek.

KAPLICA TEDAVİSİ

KAPLICA TEDAVİSİ

Kaplıca Tedavisi Nedir ?

Sıcak, madensel yeraltı sularının tedavi edici etkilerden banyo veya kısmi banyo şeklinde yararlanılmasına Kaplıca Tedavisi veya BALNEOTERAPİ denir.

Kaplıca Tedavisinin Amacı Nedir ?

Vücut direncini artırmak,

Genel durumu düzeltmek,

Hastanın şikayetlerini azaltmak,

Hastanın bulgularını ortadan kaldırmak,

Kalıcı hasarları önlemek.

Madensel Sular Nasıl Oluşur ?

Madensel sular derinlere sızan yer üstü sularının ve/veya derinlerde oluşan suların yeryüzüne çıkması ile oluşur. Bu sular yollarına çıkan mineralleri, tuzları, gazları ve radyoaktif maddeleri eriterek bünyelerine katar, bazen de ısınarak yeryüzüne çıkarlar.

Kaplıcanın Etkinliği Hangi Faktörlerle İlgilidir ?

Suyun sıcaklığı,

İçerdiği kimyasal maddeler,

Kaynak bölgesinde bulunan mikroskobik organizmalar,

Havadaki nem oranı,

Havanın sıcaklığı,

Atmosfer basıncı,

Rüzgar…

Kas-İskelet Sistemi Hastalıklarında Kaplıcanın Yeri Nedir ?

Kas-İskelet sistemi hastalıklarında temel tedavi yöntemleri :

İstirahat

Hasta bölgenin korunması,

İlaç tedavisi,

Fizik tedavisi,

Egzersiz tedavisi,

Rehabilitasyon,

Cerrahi tedavi’dir.

Kaplıca tedavisi Fizik Tedavinin Hidroterapi (su ile yapılan tedavi) alt grubu içinde değerlendirilebilir. Temel tedavi yöntemleri ile kombine edilerek doktor kontrölünde uygulanacak olan Kaplıca Tedavisi Kas-İskelet sistemi hastalıklarında büyük yararlar sağlayabilir.

Hangi Hastalıklarda Kullanılır ?

· Kireçlenmeler,

· İltihabi romatizmalar,

· Yumuşak doku romatizmaları,

· Mekanik bel ve boyun problemleri,

· Çalışma şart ve ortamına bağlı ağrılı tablolar,

· Ortapedik problemler; kırık sekelleri,ameliyat komplikasyonları,

· Spor yaralanmaları,

· Kas hastalıkları,

· Nörolojik hasarlanmalara bağlı problemler.

Kaplıcanın Etkileri Nasıl Oluşur ?

Kesin olarak bilinmemektedir.Kaplıcanın tedavi edici etkisi iki ana mekanizma ile açıklanır:

· Biyokimyasal-Spesifik etki; su içinde bulunan erimiş mineral ve gazların deri yoluyla emilmesi sonucu vücut metabolizmasında değişikliklere sebep olmaları.

· Termal-Nonspesifik etki; suyun sıcaklığı ve çevre faktörlerin etkisi ile kan dolaşımının artması, metabolizmanın hızlanması, sinir sisteminin ve hormonal sistemlerin uyarılması.

Kaplıca Tedavisinin Etkileri Nelerdir ?

· Genel durumda düzelme,

· Kan dolaşımında artma,

· Solunum hızlanması,

· İç organ işlevlerinde artma,

· Vücut ısısında artma-terleme,

· Bozulmuş hormonal ve sinirsel dengelerde düzelme,

· Ağrılarda azalma ve kas spazmlarının çözülmesi,

· Hareket kapasitesinde artma,

· Eklam ve kaslardaki kalıcı hasarların önlenmesi,

· Psikolojik rahatlama.

Kas-İskelet Sistemi Hastalıklarında Hangi Çeşit Kaplıca Suları Faydalıdır ?

Kas-İskelet Sistemi hastalıklarında genellikle tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli, oligometalik ve radyoaktif sular etkili olmaktadır. (Kütahya Yoncalı bölgesindeki sular bu özelliktedir)

Dikkat Edilecek Hususlar Nelerdir ?

· Hastalığın kesin tanısı konulmalıdır,

· Hastalığın aktivasyon derecesi, yaptığı lokal ve sistemik hasarlar değerlendirilmelidir,

· Hastanın sistemik-dahiliye kontrolü mutlaka yapılmalıdır,

· Hasta kaplıca kürü esnasında izlenmeli, yararlı ve zararlı etkiler gözlenmelidir.

Hangi Hastalar Kaplıcaya Giremez?

· Ateşli hastalıklar, sistem enfeksiyonları,

· Alevli dönemde iltihabı-romatizmal hastalıklar,

· Ağır kansızlık,

· Kanser ve benzeri habis hastalıklar,

· Kanamalı hastalıklar ve kanamaya meyil,

· Kadınlarda adet dönemleri, gebelik ve doğum sonrası dönemler,

· Ağır kalp, Akciğer, Böbrek ve Karaciğer hastalıkları ve yetmezlikleri,

· Koroner arter hastalıkları; kalp krizi geçirmiş hastalar, yakın zamanda kalp anjini-spazmı geçirmiş hastalar,

· Oynak hipertansiyonu veya kan basıncı sürekli sistolik 150 mmHg üzerinde seyreden hastalar,

· Yaygın varisler, iltihabı ve/veya tıkayıcı damar hastalıkları,

· Kontrol altına alınmamış ve insüline bağımlı şeker hastalığı,

· Akut yada kronik üriner, bilier ve istestinal tıkanmalar,

· Açık yaralar,

· 6-12 aydan yeni, antikoagülan kullanan, yüksek risk faktörüne sahip Serebrovasküler hastalığa bağlı yarım felçli hastalar (hiç girmeseler daha iyi ),

· Epilepsi ve benzeri nöbet geçiren hastalar,

· Akıl hastaları ve ağır psikolojik problemleri olan hastalar,

· İleri yaşta ve düşkün hastalar,

· Aşırı şişman hastalar.

Kaplıca Sularında Hangi Şekillerde Faydalanılır ?

Kaplıcalardan:banyo, oturma banyosu, kısmi banyo, çamur banyosu ve buhar banyosu olarak faydalanılabilinir.

Kaplıca Tedavisi Nasıl Uygulanır ?

Tedavi süresi ve şekli; hastanın ve hastalığın durumuna, suyun özelliklerine göre belirlenir,

Tedavi süresi ortalama 2-3 haftadır. Toplam banyo sayısı 15-20 civarında tutulur.

Kürler günlük veya günaşırı yapılır. Günlük kürlerde haftada bir gün ara verilir.

Banyo süresi 5-25 dakika olarak belirlenir.Süre başlangıçta az tutulur, giderek artırılır.

Banyo kürleri genellikle sabahları hafif bir kahvaltıdan sonra uylulanmalıdır.

Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.

Hastalar kürden önce mutlaka mesane ve barsaklarını boşaltmalıdır.

Banyo içinde en rahat pozisyonda durulmalıdır.

Suyun kaldırma kuvvetinden dolayı su içinde egzersiz kolay yapılır.

Su içinde hareket deriden mineral ve gaz emilimini artırır.

Fazla hareket dolaşım sisteminde aşırı yüklenmelere sebep olur.

Banyodan sonra hasta iyice kurulanmalı ve iyi havalandırılmış bir odada 30-60 dakika dinlendirilmelidir.

Kaplıca kürü esnasında sebze ve meyve ağırlıklı gıdalar tercih edilmelidir.

Yan Etkileri Nelerdir ?

Duyarlı hastalarda sıcağa tahammülsüzlük, fenalık hissi, başağrısı, tansiyon yükselmesi, çarpıntı, su elektrolit bozuklukları, ateş vs. olabilir.

Yan Etkiler Nasıl Tedavi Edilir ?

Bu hastalar hemen ortamdan uzaklaştırılıp dinlendirilmeli, gerekli müdahaleler yapılmalı ve tedavi protokolü gözden geçirilmelidir.

Kaplıca Krizi Nedir ?

Kaplıca tedavisi başladıktan 4-7 gün sonra şikayetler azalmaya başlamışken birdenbire ağrılarda artma, ateş yükselmesi, uykusuzluk, iştahsızlık, bulantı-kusma, kabızlık ve ishal, çarpıntı, terleme, üşüme, sıcağa ve soğuğa tahammülsüzlük benzeri bulguları olan bir tablo ortaya çıkar. Buna Kaplıca-banyo Reaksiyonu ve Termal Krizi denir. Sebebi hormonal ve sinirsel uyum mekanimalarının bozulmasıdır. Acil tedavi gerekmektedir.

Armutlu Kaplıcaları

Armutlu Kaplıcaları

Türkiye’nin 1. derece önemli ve öncelikli kaplıcalarından olan Armutlu Kaplıcası, çevresi ağaç ve makilerle kaplı bir vadide, dere yatağı boyuna sıralanmış çok sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Armutlu kaplıcalarında suyun sıcaklığı 57 730C, ph değerleri 6,2 – 6,5, akış hızı ise 10 lt/sn dir. Kaynakların en önemlileri Küpeli ve Hamam kaynaklarıdır. Bu bölgede halen 250 yataklı nitelikli bir otel ve bu otele ait lokanta, Türk Hamam’ı ve aquaterm ( havuz ) vardır. 

Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100–2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygundur. Kaplıca’da kaynak emniyeti sağlanmıştır. Gerek kaynak çevresi, gerekse deniz kıyısı yeni yerleşmeler ve gelişmelere uygundur. Kaplıca çevresi maki ve zeytin ağaçları ile kaplıdır. 

Kaynak suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazları teneffüs etme yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.(1.04 milimikroküri/lt). Kaplıcalar kabin işletmesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların iyileşmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlıdır. Radyoaktivitenin iyi gelmediği hastalıklar ise kanser, akciğer veremi, mikris (gut) kanda zehirlenmeye yol açan müzmin böbrek hastalıkları ve ilerlemiş kalp hastalıklarıdır.

Ulaşım:

Yalova İl merkezine 51 km uzaklıkta olan kaplıca, Armutlu İlçe Merkezi’nin 4 km. kuzeyinde bulunmaktadır. Armutlu Kaplıcaları’na Armutlu ve Yalova –Çınarcık yönlerinden asfalt yolla ulaşılmaktadır. Armutlu ilçemize yaz aylarında düzenli olarak İstanbul Yenikapı’ dan deniz otobüsleriyle bir saatte ulaşım sağlanmaktadır. Bunun dışında Yalova İl Merkezi’nden ve Gemlik İlçesi’nden düzenli Belediye otobüs seferleri yapılmakta olup kara yoluyla ulaşım yaklaşık 90 dakika sürmektedir.

Yalova İl merkezine 51 km mesafede olan kaplıca, Armutlu İlçe Merkezi’nin 4 km. kuzeyinde bulunmaktadır. Türkiye’nin 1. derece önemli ve öncelikli kaplıcalarından olan Armutlu Kaplıcası, çevresi ağaç ve makilerle kaplı bir vadide, dere yatağı boyuna sıralanmış çok sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Armutlu kaplıcalarında suyun sıcaklığı 57 730C, ph değerleri 6,2 – 6,5, akış hızı ise 10 lt/sn dir. Kaynakların en önemlileri Küpeli ve Hamam kaynaklarıdır.  Bu bölgede halen 250 yataklı nitelikli bir otel ve bu otele ait lokanta, Türk Hamam’ı ve aquaterm (havuz ) vardır.

Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100–2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine

uygundur. Kaplıca’da kaynak emniyeti sağlanmıştır. Gerek kaynak çevresi, gerekse deniz kıyısı yeni yerleşmeler ve gelişmelere uygundur. Kaplıca çevresi maki ve zeytin ağaçları ile kaplıdır.

 Kaynak suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazları teneffüs etme yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları,  radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.(1.04 milimikroküri/lt). Kaplıcalar kabin işletmesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların iyileşmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlıdır. Radyoaktivitenin iyi gelmediği hastalıklar ise kanser, akciğer veremi, mikris (gut) kanda zehirlenmeye yol açan müzmin böbrek hastalıkları ve ilerlemiş kalp hastalıklarıdır. Armutlu Kaplıcaları’na Armutlu ve Yalova –Çınarcık yönlerinden asfalt yolla ulaşılmaktadır. Armutlu ilçemize yaz aylarında düzenli olarak İstanbul Yenikapı’ dan deniz otobüsleriyle bir saatte ulaşım sağlanmaktadır. Bunun dışında Yalova İl Merkezi’nden ve Gemlik İlçesi’nden düzenli Belediye otobüs seferleri yapılmakta olup kara yoluyla ulaşım yaklaşık 90 dakika sürmektedir.

Armutlu Kaplıcaları

TERMAL SUYUN İYİ GELDİĞİ HASTALIKLAR

1          Boyun, bel , kalça ve diz kireçlenmeleri

2          Boyun ve bel fıtıkları

3          Mekanik tipte kronik bel ağrıları

4          Sportif yaralanmalar, tendinitler

5          Kronik artritler (Romatoid artrit, Ankilozan spondilit)

6          Kas romatizması (Fibromiyalji)

7          Felç rehabilitasyonu

8          Diabetik nevraljiler

9          Dolaşım bozuklukları

10        Diz, kalça protez ameliyat sonrası

11        Ortopedik sekeller

12        Sportif yaralanmalar

13        Osteoporoz

14        Kronik idrar yolu iltihapları ve taşları

15        Sindirim sistemi hastalıkları (içme olarak da kullanılır)

16        Genel yorgunluk

17        Buhar soluma ile bazı solunum sistemi hastalıkları

18        Vücutta eser miktarda bulunan minerallerin eksikliği

19        Çeşitli cilt hastalıkları (bazı kaplıcalarda)

Armutlu Kaplıcaları Türkiye’nin en iyi şifalı su kaplıcalarından biridir coğrafi özellikleri ve güzelliklerinden dolayıda çok ilgi görür.Çevresi ağaç ( ekseri zeytin ağaçları ) ve makilerle kaplı bir vadide, dere yatağı boyuna sıralanmış çok sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Bir çok tatil ve şifa üzerine yatırım almış ve almaya devam etmektedir.Armutlu kaplıcalarında suyun sıcaklığı 57 730C, ph değerleri 6,2 – 6,5, akış hızı ise 10 lt/sn dir. En önemli şifalı su kaynakları Küpeli ve Hamam kaynaklarıdır.Kaplıca şifalı suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100–2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygundur. Kaplıca şifalı sular’da kaynak emniyeti sağlanmıştır. Gerek kaynak çevresi, gerekse deniz kıyısı yeni yerleşmeler ve gelişmelere uygundur.

Armutlu Şifalı Su Kaplıcaları Ulaşım Bilgisi

 Armutlu kaplıcası Yalova İl merkezine 51 km mesafede olan, Armutlu İlçe Merkezi’nin 4 km. kuzeyinde bulunmaktadır.Armutlu Şifalı Su Kaplıcaları’na Armutlu ve Yalova –Çınarcık yönlerinden asfalt yolla ulaşılmaktadır. Armutlu ilçesinde yaz aylarında düzenli olarak İstanbul Yenikapı’ dan deniz otobüsleriyle bir saatte ulaşım sağlanmaktadır. Bunun dışında Yalova İl Merkezi’nden ve Gemlik İlçesi’nden düzenli Belediye otobüs seferleri yapılmakta olup kara yoluyla ulaşım yaklaşık 90 dakika sürmektedir.

 Armutlulu Şifalı Su Kaplıcaları Nelere İyi Gelir

 Şifalı Kaynak suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazları teneffüs etme yoluyla da uygulanır. Armutlu Şifalı Su kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.(1.04 milimikroküri/lt). Şifalı Kaplıcalar kabin işletmesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların iyileşmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlıdır. Radyoaktivitenin iyi gelmediği hastalıklar ise kanser, akciğer veremi, mikris (gut) kanda zehirlenmeye yol açan müzmin böbrek hastalıkları ve ilerlemiş kalp hastalıklarıdır.

 

Buhar Banyosunun Faydaları Nelerdir ?

Buhar Banyosunun Faydaları Nelerdir

Buhar banyosu, ister kuru (sauna) ister ıslak (buhar) olsun, vücut toksinlerinden arınmanın en basit yolu olarak düşünülmüştür. Bu yolla cildin gözenekleri açılır, milyonlarca ter bezesi salgılama yapmaya başlar, vücut ürettiği metabolik maddeleri ve diğer atıkları dışarı atar. Ter, neredeyse idrarla aynı elementleri içerir ve bu yüzden de cilt bazen üçüncü böbrek olarak adlandırılır. Terleme yoluyla vücut atıklarının %30’a kadar varan miktarı vücuttan uzaklaştırılır.

Vücut sıcaklığı yükseldikçe vücudun buna doğal tepkisi terlemek ve böylece terin üzerinden buharlaşması ile kendisini serinletmektir. Saunada, insanın toksinle dolu terleri vücut üzerinde kurur. Bu yüzden de sauna seansı sonrasında duş alınması tavsiye edilir. Ancak %100 nem ortamı sağlayan buhar banyosunda bu buharlaşma mümkün değildir, bu yüzden değerli vücut ısısında düşüş ya çok az gerçekleşir veya hiç olmaz. Çok miktarda terlersiniz, ama teriniz buharlaşmaz ve cildinizin üzerinde kurumaz. Daha yüksek nem seviyesi, vücut ısısını daha da arttırarak birincil ısı transfer mekanizması haline gelir ve vücut üzerinde önemli miktarda yoğuşmaya sebep olur.

Hipertermi prosesinin temizleme ve iyileştirme gücü, vücut sıcaklığı 38-39,5 °C’ye ulaşıncaya kadar başlamaz. Bu vücut ısınması, buhar banyosunda saunaya göre daha çabuk ve daha etkin bir şekilde gerçekleşir ve sadece 10-15 dakika zaman alır. Buhar banyosunun diğer bir faydası, kardiyovasküler sistem üzerindeki uyarıcı etkisidir. Nabız atışı, 15-20 dakikalık bir seans sırasında dakikada ortalama 75 vuruştan, 100-150 vuruşa çıkar. Böylece, kan dolaşımı hızlanır ama tansiyon yükselmez, çünkü sıcaklık etkisiyle kan akışı hızlanırken, bir yandan da ciltteki kılcal damarlar genişlemektedir.

Buhar banyosu ve buhar inhalasyonu, solunum şartlarında düzelme için etkin bir tedavidir ve soğuk algınlığında, sinüzitte, bronşitte, alerjik hastalıklarda tavsiye edilir.

  • Buhar, üst solunum yolu zarlarının iltihaplanmasında ve tıkanmasında rahatlama sağlar.
  • Havayı nemlendirerek boğaz tahrişini iyileştirir.
  • Buhar, spazmlı solumayı (astım, boğmaca) iyileştirir.
  • Buhar, sekresyonu serbestleştirerek boğazdan ve akciğerlerden mukus salgılanmasını uyarır.
  • Buhar, kasları gevşetir ve öksürüğü azaltır.
  • Buhar, mukus zarlarını aşırı kurumaktan korur.