Tedavi Yöntemleri

ŞİFA MI ? EĞLENCE Mİ ?

Önce çamur banyosuna girilmektedir. Kaplıca suyunun hoş bir ılıklık kazandırdığı çamura bulananlar, kuruyuncaya kadar güneş altında beklemektedirler. Çamurlar duşta temizlendikten sonra bu defa kaplıca havuzuna girilmekte ve yarım saat kadar burada kalınmaktadır. Suyun kükürtlü olması nedeniyle, havuzdan sonra bir kez daha duş alınmaktadır.

Çamur ve kaplıca banyosu yapan herkes, rahatlama hissettiklerini söylemektedir. Çamur kurudukça deride gerilme hissi yaratmakta, gözeneklerdeki kir, yağ ve toksinler çamurla birlikte vücuttan atılmaktadır. Vücut ısısına yakın sıcaklıktaki çeşitli mineraller içeren kaplıca suyu da vücuda dinçlik kazandırmaktadır.

Frigya’ lıların mukaddes şehir saydığı ve birçok efsaneye konu olmuş Sandıklı’daki hüdai kaplıcalarını diğer kaplıcalardan ayıran en önemli özellik, çamur banyolarıdır. Yerin 500m. devam eden jeolojik bir çatlağın farklı yerlerinde kaynayıp 68 derecelik şifalı su ile özel şekilde hazırlanan toprağın karışımından oluşur. Hiç bir yan etkisi olmayan çamur banyosunun hem güzelleştirici hem de bir çok hastalığı iyileştirici etkileri vardır. Boyun bölgesine kadar vücudu çamurda tutarak gerçekleştirilen çamur banyosu, cilt hastalıkları, akciğer karaciğer ve dalak  rahatsızlıkları, romatizma, sindirim ve sinir sistemiyle ilgili hastalıkların tedavisinde en önemli faktördür.

Bunun yanında kan dolaşımını hızlandırır , kasları rahatlatır , Antioksidan özelliğiyle hücreleri yenileyerek yaşlanma sürecini yavaşlatır, Cildi sıkılaştırır, hormon dengeleyici etkileriyle kadın hastalıklarından meydana gelen ağrılarını sıkıntılarını hafifletir, ve bazı kas ve kemik problemlerini giderir. Ayrıca bağışıklık sistemin güçlenmesini sağlar ve stresi azaltıp depresyonu giderir.

Bu çamur banyosuda her türlü romatizma, nevralji, nevrit, polinevrit, kırık-çıkık tedavilerinde, çoçuk felcinde ve kadın hastalıklarında faydalı olduğu doctor raporları ile onaylanmıştır.

Kimyasal sınıflandırılması; sülfat, bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve ayrıca bromür, karbondioksit, arsenik ve radonlu olarak yapılmıştır. Suyun içerisinde potasyum, amonyum, magnezyum, demir, alüminyum, mangan gibi katyonlar ile klorür, nitrat, iyodür, hidrofosfat ve hidrokarbonat gibi anyonlar bulunmaktadır. Ayrıca metasilikat asidi ile gazlardan serbest karbondioksite rastlanılmıştır. Isısı 62o ile 68o arasında değişmektedir. Radyoaktivitesi 13 ile 25 arasında değişmekte olup, pH değeri 6,6 veya 7’dir.

Çamur Banyosu

Vücudun, içinde çeşitli içerikler bulunan ılık bir çamur banyosunda belirli bir süreyle tutulmasıdır. Çamur banyosu genellikle boyun bölgesine kadar vücudu çamurda tutarak gerçekleştirilir.

Çamur hafif ağrı ve acıları iyileştirir, kan dolaşımını artırır, vücuttaki statik elektriğin atılmasına yardımcı olur, vücuttaki toksin maddelerin atımı, kan dolaşımını hızlandırır,  kasları rahatlatır ayrıca cildin direncini artırır ve dengesizlikleri gidererek cildi yumuşak ve temiz hale getirir.

Bel fıtığının şifası kaplıcada

Adele Romatizması Bitkisel Tedavisi

Buhar Banyosunun Faydaları Nelerdir ?

Sarot Termal Country

Kalyoncu Termal Yalova

SAROT TERMAL OTEL

Sarot Termal Vadi

Sarot Termal Palace

Talassoterapi Nedir Faydaları Nedir

Bel fıtığının şifası kaplıcada

Kaplıcalar ve termal suların tedavideki yerini araştıran İnsan ve Hayat Aktüel Kültür Dergisi’nin haberine göre, kaplıcalar toplumun dörtte birinin acısını çektiği bel fıtığı rahatsızlıklarına iyi geliyor. Ancak kaplıca suları tek başına bel fıtığı tedavisi için etkili değil. Mutlaka fizik tedavi yöntemleriyle birleştirilmesi gerekiyor.

Afyon Fiziksel Tıp Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Hastanesi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ümit Dündar, Sudan Gelen Sağlık konulu araştırmada tedavi süreciyle ilgili sorulara şu cevapları verdi:

Kaplıca sularının şifası ile fizik tedaviyi nasıl birleştiriliyor?

İnsanlar bin yıldır kaplıca sularını tedavi maksatlı kullanıyorlar. Şimdi ise hastanelerde bulunan termal havuzlarda, doktor gözetiminde tedavi maksadıyla istifade ediliyor. Kaplıca tedavisinin yapılmadığı durumlarda hasta taburcu edildikten sonra, ağrılarım var diyerek bir ay sonra tekrar geri geliyordu. Yazdığımız ilaçlar beklenen tesiri göstermiyordu. Ancak kaplıca tedavisi işin içine girdiğinde takviye olarak hastanın iyileşme hızının arttırdığını görüyoruz.

Kaplıca suları iyileştirmeyi nasıl hızlandırıyor?

Hasta, kaplıcayı kullandığında genel bir iyileşme oluyor ve ilaçların etkisi yüzde yüz artıyor. Hastaların bize geri gelme oranı düşüyor. Bir de yürüyemeyen hastalar suda yürüyebiliyor. Vücut ağırlığının yüzde 90’nını su taşıyor. Felçli bir hasta düşünün omurilik seviyesine kadar suya girdiğinde normalde 100 kilo ise suyun kaldırma kuvvetiyle beraber o hasta, 10 kilogram oluyor ve karada yürüyemezken suyun kaldırma kuvveti ve makinelerin desteğiyle yürümeye başlıyor. Özel kaldıraçlarla hastayı havuza transfer ediyoruz. Hastanın yürüdüğünü görmesi, kendisini ayrı bir motive ediyor. Bunun yanında termal suların şifa özelliği de devreye girince tedavi olumlu sonuçlar veriyor.

Fizik tedavi hastanesine gelen hasta profilini kimler oluşturuyor?

Beyin felci geçiren (inme) hastalar, omurilik yaralanması geçirenler, beyni ilgilendiren her türlü hastalığı olanlar, yürüme zorluğu çeken spastik çocuklar, ortopedik yaralanmalar, kireçlenme eklem, bel boyun hastalıkları olanlar fizik tedavi merkezimizden yararlanıyor. Tesislerin çoğu, kaplıca sularının bel fıtığına iyi geldiğini iddia ediyorlar.

Kaplıca suları bel fıtığı tedavisi için çözüm mü?

Tek başına kaplıca suları etkili değildir. Decompression adı verilen cihazla bel fıtığının tedavi ediyoruz. Bel bölgesindeki ve boyun bölgesindeki fıtıkların tedavisinde oldukça önemli bir tedavi yöntemi. Decompression, omurga kemiklerini birbirinden ayırıp omurgalar arasındaki diske taşan fıtığın geri gelmesin yardımcı olan bilgisayar destekli bir cihaz. Bu uygulamayı 15 seans uyguladığımızda hasta sağlığına geri kavuşabiliyor. Ancak bu makine ameliyat endikasyonu olmayan hastaların tedavisinde kullanılıyor.

 

1 MİLYON KİŞİLİK TERMAL BANYO

İnsan ve Hayat Aktüel Kültür Dergisi’nin araştırmasına göre, Türkiye, kaplıcada kaynak zenginliği açısından dünyada 7’inci Avrupa’da 1’inci sırada bulunuyor. Son verilere göre ülkemizde 529 adet mineral kaynak bulunuyor. Bunlardan 241 adedi maden suları, 247 adedi 60 derecede, 41 adedi ise 60 ila 100 derece arasında termal suları niteliği taşıyor. Mevcut termal su kaynakları ile kuyularımızın bir günlük üretim miktarı yaklaşık 1 milyon kişinin termal banyo yapabileceği kapasiteye ulaşıyor.

Avrupa’daki şifalı sulara yapılan yatırımlar incelendiğinde gelinen nokta ve ortaya çıkan manzara her şeyi özetliyor. Birkaç asır öncesine kadar dünyanın imrendiği su kültürüne sahip Anadolu’dan dersler çıkaran Avrupalılar, kaplıca sularından yararlanma yollarını aramışlar. Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da son yıllarda gelişmiş kaplıca tedavi merkezleri kurulmuş.

İki ülkede tedavi edici 60 termal sağlık merkezi bulunmaktadır ve senede 500 bine yakın hastaya tedavi hizmeti veriliyor. Ayrıca, Fransa’da 104, İspanya’da 128 adet ve İtalya’da ise 360 civarında termal tesis bulunuyor. Rusya’ya yılda 8 milyon turist gidiyor. Japonya’da  bin 500 adet kaplıcada bir milyon geceleme kapasiteli termal turizm yapılıyor. ABD’nin Arkansas eyaletinde ise 55 bin kişinin yararlanacağı termal tesisleri mevcut.

Avrupa’da termal turizmden en fazla payı alan ülke ise Almanya. Ülke hem arz hem de talep açısından kıtanın en büyük termal turizm potansiyeline sahip. 263 adet resmi belgeli termal merkez bulunan ülkede, bir yıl içerisinde bu tesisleri 10 milyon turist ziyaret ediyor.

 

ÖLÜMSÜZLÜK SUYU

İslamiyet’te su, hayatın özü kabul edilmiş, bunda ölümsüzlük suyu Ab-ı Hayat’tan, Cennet’in içinde akan Ab-ı Kevser’e kadar, birçok husus tesirli olmuş.

Tıbbın daha gelişmediği dönemlerde su, yara ve ağrıların tedavisinde kullanılan bir ilaçtı. İbn-i Sina kaplıcalar ve şifalı sular üzerine yaptığı araştırmalarda bir suda bakır, demir ve tuz bir arada bulunduğunda bu suyun eklem ağrılarına, bakırlı suların ağız, göz ve kulak hastalıklarına, demirli suların ise dalak ve mide hastalıklarına iyi geldiğini yazıyor. Tuzlu maden sularının ise baş ve göğüs hastalıklarına, kükürtlü suların sinirleri kuvvetlendirdiğine ayrıca ciltteki yara ve çıbanlara faydalı olduğuna dair İbn-i Sina’nın tespitleri, günümüz araştırmaları ışığında bakıldığında dikkat çekici.

İnsan ve Hayat Aktüel Kültür Dergisi’nin araştırma dosyasında, kaplıca sularının tedavi uygulamalarındaki kanıtlanmış etkilerinden, kullanılan ilaçların etkisini yüzde yüz artırma özelliğine kadar sıradışı bilgiler yer alıyor.

TERMAL TEDAVİ KAPLICA SUYU TEDAVİSİ İÇİN ÖNERDİĞİMİZ TESİSLER

http://www.beyazsaraytermal.com

http://www.gonenkaplicalari.net

http://www.gonenkaplicalar.com

http://www.kalyoncutermalvilla.com

http://www.kalyoncutermalarmutlu.com

http://www.kalyoncutermal.net

http://www.armutlutermaltatilkoyu.com

http://www.termaltedavitesisleri.com

http://www.armutluthermal.com

http://www.cinargayrimenkul.com.tr

http://www.islamitermaltatil.com

http://www.sarottermal1.com

http://www.armutludevremulk.com

http://www.yalovaarmutlutermal.com

http://www.sarotkaplicalari.com

https://kalyoncutermal.wordpress.com

https://medium.com/@kalyoncuarmutlu

https://twitter.com/kalyoncutermall

http://kalyoncu-termal-tatilkoyu-yalova-armutlu.ticiz.com/

http://kalyoncutermal.ticiz.com/

Talassoterapi Nedir Faydaları Nedir

Talassoterapi; koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim ve denetim altında, deniz ve çevresine özgü tüm yararlı etkenlerin, yani deniz iklimi, deniz suyu, deniz çamurları, yosunlar, kum ve denizden elde edilen diğer maddelerin kombine olarak değişik yöntemlerle kullanıldığı bir tedavi sistemidir.

Isıtılmış deniz suyunun terapi amaçlı kullanımı antik çağlara dayanmaktadır. Termalizimde yüzyıllar süren doğal evrim, talassoterapiyi ortaya çıkarmıştır. Sadece deniz kıyılarında kurulabilen Talassoterapi Merkezleri, insan sağlığına gerekli olan iyileştirici gücünü denizden almaktadır. Talassoterapi zengin vücut ve yüz bakım programları ile deniz iklimi ve bol güneş sayesinde, vücudun ve zihnin tümüyle yenilenmesini, güzelleşmesini ve pozitif enerji depolamasını sağlamaktadır.

Deniz ve ikliminin kür tarzında uygulanma yöntemi olan talasso bakımlarını SPA bakımlarından ayıran özellik sıcak deniz suyu ile yapılan özel talaso bakımları ile metabolizma hızlanması ve yoğun olarak mineral alımı sağlanmasıdır. Metabolizmanın hızlanması ve minerallerin vücuda nüfuz etmesi sonucunda yorgun olarak vücuttan toksin atılır. Bu da vücuttaki yağ yakımını kolaylaştırarak, kan dolaşımını hızlandırıcı endorfin (mutluluk) hormonunun salgılanmasını destekler ve toksinlerin atılmasını sağlar. Ayrıca talasso bakımları tam bir motivasyon kaynağı olmanın yanında zayıflama ve sağlıklı bir vücuda sahip olmada da önemli bir unsurdur.

Önemli faydaları;

 

  • Cildi temizler
  • Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeyi sağlar
  • Kardiyo-vasküler fonksiyonları geliştirir
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Egzama, sedef hastalığı, kas ve sırt ağrılarına iyi gelir.
  • Talassoterapi ayrıca sigara bıraktırma seanslarında da kullanılabilir.

Klimatizm Nedir Faydaları

Bir bölgenin fiziki şartları, iklim, tabiat şartları, bitki örtüsü, havadaki oksijen durumu, tabiat güzellikleri, rüzgar, nem, hava basıncı, ışık, ısı, güneşin radyasyon derecesi, beslenme gibi etmenlerin yanı sıra temiz havanın kuruluğu, gece-gündüz ısısının birbirine yakın oluşu ve gürültüden uzak olunması, ruhsal etmenler gibi özelliklerinin; iklim tedavisi yoluyla çeşitli hastalıkları tedavi ettiği bilinmektedir. Türkiye’nin bu özelliklere sahip yerlerle çok zengin olduğu görülür. Ancak, sadece tedavide bu güzelliklerin yanı sıra beslenmenin kontrollü olması gerektiği bilinmektedir. İklim tedavisi yapılan yerler pek çoktur. Buralar durumlarına göre, her türlü müzmin hastalık, gelişme bozukluğu çekenlerin ve mikroplu hastalıklar ile akciğer hastalıkları için tedavi ortamına sahiptir.

Bol ışıklı ve kuru havalı yerlerin verem hastalığına karşı çok iyi geldiği bilinir, gene ılık ve güneşli geçen Akdeniz bölgesi verem hastalığının her çeşidine karşı tavsiye edilir. Bir iklim tedavisinde, iklimin tek başına iyileştirici olamayacağını da belirtmek yerinde olur. Uzun süreli açık hava tedavisine ilave olarak, topluca dinlenme, güneş banyosu, güneş tedavisi, yürüyüş, deniz banyosu, su tedavisi, yemek rejimi gibi unsurların ve nihayet yaşama tarzına ilişkin eğlence, beden hareketleri ve insani ilişkiler gibi sosyal şartların tedaviyi tamamladığı söylenir.

Çamur Banyosu Nedir Faydaları

Kaplıca veya ılıca çevresinde toprağın da bazı özellikler ihtiva etmesiyle birlikte, ya bulunduğu bölgeden çıkan, ya da kaynaktan gelen suyla karışarak çamur şeklini alan, özelliğine göre lokal ya da tamamen sürülmek veya içerisine yatmak, oturmak, girmek suretiyle yapılan tedavi şeklidir. Genellikle fizik tedavi, kırık-çıkık, deri rahatsızlıkları ve basur gibi rahatsızlıklar için tavsiye edilmektedir.
Mağaralar ; içerisindeki çeşitli maden ve tuzların erimesi nedeniyle hava yoluyla koklandığında solunum yolları hastalıklarına iyi geldiği söylenen sağlık merkezleridir. Anadolu’da çok sayıda mağara bulunmasına karşın, çok azının sağlık amaçlı kullanıma elverişli olduğu bildirilmektedir

İçme Nedir

Halk arasında maden suyu, içme ve içmece olarak bilinen, çeşitli maden tuzları, kimyasal bileşikler ve gazlardan oluşan, belirli hastalıkların tedavisi ve sağlıklı yaşamak amacıyla içilmek için gidilen yeraltı suyu merkezleridir. Yeraltı suları bu yerlere gitmeden özelliğini belirli bir süre muhafaza edilebilecek şekilde paketlenerek veya şişelenerek de hizmete sunulmaktadır. Bu suların yeraltından yeryüzüne çıktığı zaman bile bazı gazların uçması neticesi tam özelliğini koruyamadığı, özelliğinden bir miktarının kaybolduğu söylenmektedir. İçmelerin tamamına yakını sindirim sistemi hastalıkları için tavsiye edilmektedir

Ilıca Nedir

İçerisinde çeşitli kimyasal bileşik ve maden tuzları bulunan, ısısı çeşitli derecelerde olan ve bileşiğindeki özelliklere göre değişik hastalıklara iyi gelen, tesis bulunmayan üzeri açık şifalı su kaynağıdır. Ilıcalar, halk arasında girme, banyo ve koklama adları ile de bilinmektedir

Kaplıca Suyunun Sıcaklığı Ne Olmalı

Kaplıcada, banyo suyunun sıcaklık derecesi de tedavinin önemli faktörlerinden biridir. Genel olarak, banyo suyunun sıcaklık derecesi vücut hararetinde, 36-38 derecede bulunması gerekir. Ancak, su ne kadar sıcaksa o kadar faydalıdır inancı yaygındır. Yanlış olan bu görüş yüzünden, sıcak sularda haşlananlar pek çoktur. Sıcaklık 38-40 dereceyi geçmemelidir.Ayrıca, alışkanlıklar,vücut örtüsündeki yağ tabakasının kalınlığı, kan dolaşımının normal olup olmadığı da kişinin sıcaklığa karşı gösterecği tepkiyi etkiler. Unutmayın ! Çok sıcak kaplıca çok iyi kaplıca anlamına gelmez.İlk gün on dakikadan fazla kalmak sakıncalı olabilir.

Kaplıca Tedavi Süresi

Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bu süre 21 gün olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygular. İçme tedavisi de öteden beri 3 gün olarak yapılır. Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüşüdür. Öte yandan, özel durumları dikkate alınırsa, her kişiyi 21 gün kaplıcada tutmanın mümkün olmadığı da düşünülmelidir. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır. Hastanın alıştığı bir çevreden ayrı, disiplinli ve yorucu tedavilerle geçen bir hayat tarzı, hastalarda ruhi bunalımlar yaratabilir. Hastalar, içme ve kaplıcalara karşı bir tiksinti ve isteksizlik duymaya başlar. Önemli görülen hastalıklarda, tedavi süresini, çoğunlukla kaplıca hekimi ayarlayabilir. Her hastanın durumu değişik olduğundan, tüm hastalara aynı süre ve aynı çeşit tedavinin uygulanamayacağı açıktır. Mayıs ve Eylül ayları kaplıca için uygun zamanlardır.

Bizden Haberler

0 64
Yalova'nın Gezilecek Yerleri Mesire Yerleri  Hasan Baba Korusu: Yalova Çınarcık karayolu üzerinde, Çınarcığa 4,5 Km uzaklıkta yer almaktadır.  Termal: Kaplıcaların bulunduğu bu yörede Gökçedere ve Üvezpınar köyleri arasında birçok...